08 Aralık 2016 Perşembe 23:05
Kocaeli: 10°C
Yarın: 4°C / 11°C
  • 3,442 TL

  • 3,655 TL

  • 130,51 TL

  • 75.929

Öncekiler Sonrakiler

ALZHEİMER İLE NASIL MÜCADELE EDİLİR?

Alzheimer ile nasıl mücadele edilir?
21 Eylül 2016 Çarşamba 10:22

Bugün 21 Eylül Dünya Alzheımer günü.

21 Eylül, tüm dünyada Alzheimer hastalığı ile ilgili farkındalığı arttırmak amacıyla “Dünya Alzheimer Günü” olarak kabul ediliyor. VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Gülseren Karabaş, ülkemizde yaklaşık 400 bin Alzheimer hastası olduğuna dikkat çekerek, hastalık ile ilgili detaylı bilgi paylaşıyor.

 

Alzheimer hastalığı, beyin işlevlerinde belirgin bozulmaya yol açan ön planda unutkanlığın olduğu ancak zaman içinde belirgin davranış bozuklukları ve fiziksel kısıtlılıkların eşlik ettiği bir hastalıktır. Sinsi seyri nedeniyle ilk belirtilerden olan unutkanlık hem hasta hem de hasta yakınları tarafından yaşlılığın doğal seyri gibi değerlendirilmekte ve bu nedenle de ancak hastalığın ileri evrelerinde demans tanısı konulmaktadır.

 

Her 100 yaşlıdan 2-8’inde demans tanısı bulunmaktadır. Demans vakalarının yaklaşık yüzde 60-70’i Alzheimer hastalığına bağlı ortaya çıkmaktadır. Alzheimer hastalığının görülme sıklığı 60 yaşından sonra her 5 yılda bir 2 katı artmaktadır. Halen ülkemizde yaklaşık 400 bin hasta vardır.

 

Alzheimer hastalığının kesin nedeni bugünkü bilgilerimize göre bilinmemektedir. Hastalık oluşumunun, belirli genetik eğilimleri taşıyan bireylerde çevresel etmenlerin yardımı ile geliştiği düşünülmektedir. Çevresel etmenlerde en çok suçlananlar; besinlerle geçen ağır metal zehirlenmeleri, viral infeksiyonlar ve radyoaktivite olarak sayılabilir. Bu faktörlerden hiç birini tek başına neden olarak doğrulayan bir çalışma yoktur, ancak söz konusu faktörler genel sağlığı bozarak her çeşit hastalıkta olduğu gibi Alzheimer’e da uygun zemini hazırlarlar.

 

Stres genel anlamda bağışıklık sistemini baskılayarak her tür hastalık gelişimini kolaylaştırır. Alzheimer da kronik bir hastalık olarak başlangıç ve gelişim dönemlerinde stresten etkilenir. Alzheimer’ın oluşmasında en önemli risk ilerleyen yaştır. Genetik etkenler de hastalığın gelişiminde yaş faktöründen sonra yer alır. Özellikle birinci derece akrabalarda bunama sorunu varsa Alzheimer gelişme riski 2 kat yükseliyor. Bu risk faktörlerini sırasıyla inme, kafa travması ve kadın olmak takip ediyor. Entellektüel seviyesinin düşük olması da Alzheimer riskini artıran önemli bir etkendir. Kişi zihinsel performansını ne kadar çok geliştirirse bu hastalığa yakalanma riski de o denli düşüyor. Bunun için bol bol kitap okumak, spor yapmak ve hobi edinmek tavsiye ediliyor.

 

Alzheimer 3 aşamada gelişiyor

 

Erken evre: Hasta basit unutkanlıklardan yakınır ve bu durum hasta ve hasta yakınları tarafından genellikle gözden kaçırılır. Erken evrede beynin kayıt işlevi olumsuz etkilenir ve hasta yeni bilgileri öğrenmekte güçlük çekmeye başlar ve yakın dönemde yaşadığı olayları unutur. Mantık yürütme ile entelektüel becerisi de bozulmaya başlar, hasta bunun sonucunda kendini yavaş yavaş sosyal hayattan izole eder.

 

Orta evre: Hafıza yeteneği belirgin derecede bozulur ve günlük yaşam daha fazla etkilenmeye başlar. Yakın dönem hafıza belirgin derecede bozulduğu için hasta aynı soruyu defalarca sorabilir; zaman ve mekansal bellek de bozulmaya başlar; hasta sık sık “biz neredeyiz?” sorusunu yöneltir veya bulunduğu ortamda kaybolabilir. Mantık yetisi de bozulup, hemen hiç bir konuda karar veremez hale gelir. Bu dönemde en çok dikkat çeken şey ise dil işlevlerinin bozulmasıdır. Hasta ilk dönemde kelimeleri bulmakta zorlanırken zamanla kelime hazinesi azalır ve daha az kelimelerle, basit ve kısa cümleler kurmaya başlar. Mantık ile entellektüel düzeyde ciddi bozulma oluştuğu için herhangi bir konu hakkında yorum yapmakta güçlük çekmeye başlar.

 

İleri evre: Hastanın beyni artık hiç bir kayıt yapamaz hale gelir. Ayrıca sadece yakın geçmiş değil, yıllar öncesinde yaşananlar da hafızadan yavaş yavaş silinmeye başlar. Dil işlevlerinde ciddi bir bozulma olur ve hasta tek tük kelimelerin dışında konuşamaz, söylenenleri anlayamaz, yemek yemek, yürümek, alışveriş yapmak ve yıkanmak gibi günlük işlevlerini tek başına yapamaz, bakıma ihtiyaç duyar ve zamanla yatağa bağımlı hale gelir.

 

Hastalığın ilerlemesi 5-20 yıl sürebilir

 

Alzheimer tedavisinin erken dönemde başlatılması son derece önemlidir, hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması ancak bu dönemde başlatılan tedavi ile mümkün olabilmektedir.

 

Orta ve ileri dönemde ilaç tedavisi ile hastalığın yol açtığı uykusuzluk, huzursuzluk, aşırı şüphecilik ve depresyon gibi sorunların şiddeti hafifletilip, hastanın ve hasta yakınlarını yaşam konforu artırılabilir. Ayrıca hastanın kendine zarar vermesini önlemek için evde balkon ve pencere kolluklarının çıkarılması, bıçak gibi kesici aletlerin ortadan kaldırılması ve merdivenlere dikkat edilmesi gibi uygun koşulların sağlanması gerekmektedir. Kaybolduklarında kolayca bulunabilmelerini sağlamak için üzerinde adres ve isminin bulunduğu künye kullanımı hasta güvenliği açısından son derece önem taşımaktadır.

 

Alzheimer hastalığı, hastayı etkilediği kadar bakım veren kişilere, ailelere ve topluma ciddi psikososyal ve ekonomik yük getirmektedir. Alzheimer hastalığını mali yükü kanserden daha yüksek ve kalp hastalıklarıyla benzer düzeydedir.

 

Alzheimer hastasına bakarken

 

Bir hasta yakının hastasının bakım sürecine ilişkin bilmesi gereken ilk gerçek hastasının yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanacağı ve yapılacak işler konusunda ona çok sayıda açıklama yapılmasının gerekeceğidir. Bunun yanı sıra hastasının eskiye oranla kişilik ve davranışlarının değişebileceğini ve ona göre davranması gerektiğini bilmelidir.

 

Alzheimer hastalarına son derece özverili ve anlayışlı davranılmalıdır. Hastalarla hiç bir konuda tartışılmamalı, söyledikleri yanlış da olsa anlayış gösterilmelidir. Onlara gündelik  ihtiyaçları için yardımda bulunulmalıdır. Kızgınlık görmek Alzheimer hastalarının durumunu daha da bozar ve içinde bulundukları depresyonu arttırır. Alzheimer hastaları gündelik hayatta insan içinde ve insanlarla birlikte olmalıdır. Yalnız kalan ve az ilgi gören hastalarda hastalığın daha hızlı ilerlediği bilinmektedir. Hastalar insan içindeyken çoğu kez bilmeden hata yapabilirler. Bu gibi durumlarda insanların içinde onların hatalarını yüzlerine vurmak ve onlara kızmak hastalar üzerinde normal insanlardan daha yıkıcı etkilerde bulunur.

Bu haber 368 defa okundu

DİĞER HABERLER

Ne NATO , Ne ŞANGAY

Ne NATO , Ne ŞANGAY

İhtiyacımız Olan AVRASYA TÜRK BİRLİĞİ

Sosyal Medyada tepkiler çığ gibi büyüyor

Sosyal Medyada tepkiler çığ gibi büyüyor

.

Büyükşehir’in kar komandoları iş başında

Büyükşehir’in kar komandoları iş başında

Ulaşım Daire Başkanlığı’na bağlı kar timi 165 araç ve 300 personeliyle soğuk kış şartlarında 24 saat görev başında

Büyükşehir’den önemli duyuru!

Büyükşehir’den önemli duyuru!

.

Sokağa atmayın

Sokağa atmayın

.

İLKÇEV'İN KONUĞU PROF.DR. SEDAT MURAT'DI.

İLKÇEV'İN KONUĞU PROF.DR. SEDAT MURAT'DI.

Gebze İlim Kültür ve Çevre Kulübü Derneği ( İLKÇEV ) tarafından düzenlenen geleneksel Salı Seminerlerinin konuğu İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sedat MURAT' dı.

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu