21 Eylül 2018 Cuma 13:51
 
  • 6,263 TL

  • 7,383 TL

  • 243,03 TL

  • 97.445

Öncekiler Sonrakiler

BİR ANNE VE KIZININ YARDIM ÇIĞLIĞI

Bir anne ve kızının yardım çığlığı
01 Nisan 2018 Pazar 10:00

Seslerini duyar mısınız?

Gökçer Tahincioğlu, Gebze'de yaşanan iğrençliği 'Seslerini duyar mısınız? Bir anne ve kızının yardım çığlığı' başlıklı yazısını Milliyet Gazetesi'ndeki köşesine taşıdı.


Seslerini duyar mısınız? Bir anne ve kızının yardım çığlığı


Gökçer Tahincioğlu:



Anne, eşini 14 yaşındaki kızının yatağında buldu. Battaniyeyi hızla çektiğinde, eşinin yaptığıyla yüzleşmek zorunda kaldı! ‘Cinsel istismar’dan tutuklanan baba bir süre sonra tahliye edildi


Büyük sözler havada uçuşuyor.

“Asalım, hadım edelim, ömür boyu yatsın, bir daha gün yüzü görmesin...”

Oysa uygulanması durumunda ne yasalar ne de Türkiye’nin ilk imzacısı olmakla övündüğü ancak asla uygulamadığı İstanbul Sözleşmesi yetersiz.

Aksine, kadınları, çocukları, çevreyi, hayvanları korumak için yasal anlamda ne gerekiyorsa elde kullanma olanağı var.

Eksik olanın, yaşananlara bakış ve yorumlama biçiminde bulunduğu ise net biçimde görülüyor.

Bu hafta, cezaları artıran yeni düzenlemelerin Meclis’e sevk edilmesi bekleniyor.

Ancak, umudumuz aksinin yaşanması olsa da bu düzenlemelerin de anlayışı değiştirmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.

OHAL döneminde, Twitter’dan bir mesaj paylaşan, bir eyleme katılan, bir slogan atan günlerce gözaltında, aylarca cezaevinde tutulup, bir yılı aşkın süre iddianame hazırlanmasını bekleyebiliyor.

Gebze’de, geçen kasımda yaşanan olaydan görüyoruz ki istismar şüphelisi için durum çok daha ferah.

Ve dosya gösteriyor ki kadınsanız, sizin ya da çocuğunuzun başına ne gelirse gelsin, günün sonunda yargılanan siz olursunuz.

***

Aktaracağım dava dosyasındaki bilgilere göre, Gebze’de yaşayan 15 yıllık evli çift için geçen kasımda hayat o akşamın başında da olağan seyrindeydi.

Anne, okula gidecek iki kızını yatırmış, bebeğiyle ilgilenip, eşini bekliyordu.

Kocası, eve gelmeden önce telefon açıp, alkol alacağı için meyve hazırlamasını istedi.

Baba, çoğu zaman olduğu gibi geç çıkabildiği iş yerinden ayrıldıktan sonra alkol alıp eve geldi.

Eşinin hazırladığı masada oturup biraz daha alkol aldıktan sonra yatak odasına gitti.

Anne bebeğini emziriyor, uyutmaya çalışıyordu, “Salonda yatacağım” diyerek, battaniyeyi aldı, kadının beyanına göre, odanın kapısını kapattı.

Ancak annenin içine bir kurt düştü.

Bebek uyuduktan sonra odadan çıktı, kızlarının odasına girdi.

Babayı, 14 yaşındaki kızın yatağında buldu.

Başlangıçta aklına kötülük getirmedi ama “Kalk, kız okula gidecek” dedikten sonra battaniyeyi çektiğinde eşinin engellediğini görünce ürktü.

Battaniyeyi hızla çektiğinde ise anlatımına göre, eşinin yaptığıyla yüzleşmek zorunda kaldı.

O sırada 15 yıllık kocası küfür ederek salona gitti.

***

Uyuyamadığı gecenin sabahında, kadın, ısrarına rağmen konuşmayan kızına kendisine anlatamıyorsa rehber öğretmenle görüşmesini söyledi.

Öğretmene mesaj atıp kızıyla görüşmesini istedi.

Kız, öğretmenine, yaşadıklarını burada aktarılamayacak açıklıkta anlattı.

Babasının hapsedileceği korkusuyla sustuğunu, bir kez anneannesine anlattığını ancak kendisine inanmadığı için yine susmayı seçtiğini söyledi.

Rehber öğretmen durumu polise bildirince, düğüm de çözüldü.

Annenin, kızının anlattıkları örtüşüyordu.

Babanın farklı aşamalardaki savunması ise bir annenin böyle bir iddiada bulunması için asla yetmeyecek gerekçeler içeriyordu:

“İş yerinde yanımda oturan kadından kıskanmıştır...”, “Bir kere kardeşiyle kavga ettim ona kızmıştır...”, “Borcumuz vardı, kızıp, kumpas kurmuştur...”

Savcı ve hâkim inanmadı, baba tutuklandı.

Baba hakkında, “istismar” suçundan dava açıldı.

***

Gebze’deki mahkeme, önce kızın bakire olup olmadığını araştırdı, bakire olduğu raporu gelince bu kez farklı bir araştırmaya soyundu.

Anne, olay akşamı, bir ortak arkadaşlarını da aramış, sabah karakola da o kişiyle gelmişti.

Annenin başka bir adamla ne işi olabilirdi?

Sanık baba ve avukatı, duruşmada yine, “kumpas” kurulduğunu belirterek, bu durumu konu etti.

Bir anda, “araştırılan” konumuna düşen kadın çaresizce telefon kayıtlarının araştırılmasını kabul etti.

İnanılmaz ama mahkeme, sanık babanın talebi üzerine, annenin telefon kayıtlarının araştırılmasına, o adamla görüşmesinin olup olmadığının incelenmesine karar verdi.

Kadının, son dönemde adamla telefon görüşmeleri yaptığı kayıtları geldikten hemen sonra da dosyada değişen hiçbir ifade olmamasına rağmen, suçlamanın düşme, değişme ihtimali olduğunu belirterek 22 Mart’ta babanın tahliyesini kararlaştırdı.

***

Ulaşılan milletvekili ilgilenmedi, hukukçular ilgilenmedi, avukat ilgilenmedi, kimse feryadı duymadı.

Kadın ve çocukları için bir koruma kararı bile verilmeden, birkaç sokak öteye taşınan sanık baba öylece tahliye edildi.

Üstelik, dava sürerken, hâlâ çocuk yaşta olan kuzeni, daha önce kendisine de istismarda bulunulduğunu iddia ederek, bildirimde bulunmuştu.

Üstelik aynı iş yerindeki bir başka kişiden benzer bir beyan gelmişti, yetmedi.

Sanığın bunlarla ilgili açıklaması ise, “Dayımla eşi boşanmıştı, kuzenim onun etkisiyle beni suçlamıştır” oldu.

Ya kıskanılıyordu ya kendisine kumpas kurulmuştu ya husumet besleniyordu.

Zaten karısı başka adamla telefonla konuşmuştu.

İstismar davasıyla en ufak bir ilgisi varmış gibi, sanık baba, “Karımın gece 3’te başkasıyla ne işi var da telefonla görüşüyor?” dedi.

Bu anlayışa itibar eden mahkeme, kadının, “Ortak arkadaşımız. Zaten hep görüşüyoruz. Ben eşimi seviyordum. Sabah için arabayla bizi bırakmasını, karakola gelmesini istedim. Kızımla ilgili bir konuda nasıl böyle bir iddiada bulunurum?” beyanını da yeterli görmedi.

***

Bir kadının, “yardım” feryadını eninde sonunda yine bir kadın duyup, anlıyor.

Selda Kemaloğlu ve arkadaşları, kendilerine erişen kadının anlatımlarını sosyal medyadan paylaştı.

Henüz duyan ve erişen yok.

Psikoloğa göre dava açıldıktan sonra ilk kez dışa açık bir görünümü veren çocuk, kardeşleri ve anne kaygıyla şimdi ne yaşayacaklarını bekliyor.

Ve bütün ülke, bir şey yapılmadığında nelerin yaşanma ihtimali olduğunu binlerce örnekten biliyor.

Bu haber 2686 defa okundu

DİĞER HABERLER

Üretim 1 milyon Tonu aşınca Boğaz turu yaptılar

Üretim 1 milyon Tonu aşınca Boğaz turu yaptılar

.

Okullarda engelli çocuklara ayrımcılığa ve zorbalığa son verelim

Okullarda engelli çocuklara ayrımcılığa ve zorbalığa son verelim

.

KOTO’da hedef: Nokta atışı ihracat

KOTO’da hedef: Nokta atışı ihracat

KOTO’nun düzenlediği ‘Hedef Pazar Strateji Belirleme ve Ticari İstihbarat Bilgilendirme Toplantısı’nda, Kocaelili firmaların en doğru pazar ve zamanda ihracat yapabilmeleri için ‘nokta atışı’ bilgiler paylaşıldı

GEZİCİ BAVUL MÜZE YENİDEN OKULLARDA

GEZİCİ BAVUL MÜZE YENİDEN OKULLARDA

.

Doktor ilacı yazmayınca baltayla saldırdı

Doktor ilacı yazmayınca baltayla saldırdı

.

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

ANKET