23 Haziran 2018 Cumartesi 03:35
 
  • 4,679 TL

  • 5,454 TL

  • 191,54 TL

  • 95.852

Öncekiler Sonrakiler

EN GİZEMLİ DÖNEM

EN GİZEMLİ DÖNEM
19 Aralık 2017 Salı 09:50

ERGENLİK

Ergenlik dönemi fiziksel ve psikolojik açıdan yeni bir oluşumun meydana geldiği bir dönemdir. Ergenliğe giriş, ortalama 12 yaş civarı başlar ve 20’li yaşların başında biter. Genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak bu yaş grupları arasında farklılık gösterebilmektedir.


Ergenlik döneminde vücudun biyolojik olarak değişiminin yanında, bir takım ruhsal değişiklikleri de meydana gelmekte, ergenlik dönemi ile birlikte olgunlaşmaya başlayan çocuğun tutum ve davranışlarından değişiklikler gözlenmeye başlamaktadır. VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Ece Çalışkan ergene yaklaşım konusunda bilgiler veriyor doğru iletişim yollarını gösteriyor.


Sorgulamanın başlandığı dönem
Ergenliğe adım atan birey, bu döneme ait en önemli gelişmelerden biri olan soyut düşünme becerisi ile tanışır. Soyut düşünme becerisi kazanmaya başlayan birey, etrafını ve kendisini sorgulamaya başlar ve kendi mantığına göre doğrularını bulma arayışı içerisine girer. Önceki gelişim dönemlerinde koşulsuz kabul ettiği anne-babasının davranışlarını, çevreyi ve var olan sistemi sorgulamaya başlar. Yine bu dönemde, bireyin kabul görme, beğenilme, onaylanma, bir gruba veya topluluğa ait hissetme gibi bir takım ihtiyaçları ortaya çıkar. Bu ihtiyaçlarının karşılanmasına veya söz konusu ihtiyaçlarla baş etme becerisine bağlı olarak birey, çocuklukta özdeşleştikleri şeylerden bazılarını seçer bazılarından da vaz geçer. Bu gelişimin doğal sonucudur. Bu fiziksel, ruhsal değişim sırasında ebeveynin rolü oldukça önemlidir. Ebeveynin bu süreci tanımaması, olağan sürecin gidişatı hakkında fikir sahibi olmaması, karşısında farklı bir birey varmış gibi doğal olan bu süreci büyütmesi veya herhangi bir şekilde uygun olmayan tutum ve davranış sergilemesi, aile içerisinde huzursuzluklara sebep olmakla birlikte ergenliğe adım atan çocuğun olağan değişimini sağlıklı şekilde tamamlayamamasına yol açabilmektedir. Bu dönemde, ebeveynler gelişimin doğasını bilir, çocuklarının bu değişimine ve gelişimine fırsat verir ve onların yanında olurlarsa bu süreci kolaylıkla atlatabilirler. Bu dönemde doğru yaklaşım sergileyen ebeveyn, çocuğun kişilik oluşumuna en önemli desteği sağlamış olacaktır.

İletişimden kaçınmayın
Çocuğun ergenliğe adım atması ile öncesinden çok farklı olan, sizin isteklerinizi değil, sadece kendi isteklerini önemseyen ve bazen ‘artık onu tanıyamadığınızdan’ veya ‘çok değiştiğinden’ yakındığınız bir bireyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu dönemde en çok karşılaşılan durum, ergenlik döneminde ebeveynin çocuklarıyla konuşamamasıdır. Bu durum iletişim sorunlarını ve buna bağlı olarak çatışmayı doğurmaktadır. Biyolojik ve ruhsal gelişiminin ortaya çıkardığı etkenlere bağlı olarak ergen, çevresiyle, özellikle de ebeveynleri ile iletişim kurmaya yanaşmaz. Bunun sonucunda en ufak bir konuşma veya iletişim kurma çabasının tartışma ve çatışma ile sonuçlanması durumu ortaya çıkabilir. 



Doğru yaklaşım önemli
Bu dönemin özellikleri hakkında fikir sahibi olmayan veya nasıl bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini bilmeyen ebeveynin değişime ve gelişime yönelik aşırı baskı veya serbestlik göstermesi sonucunda, ergende içine kapanma, ailesinin kendisini anlamadığı düşüncesiyle farklı grup veya topluluklara ait olma isteği, aileden uzaklaşma, agresif davranışlar sergileme veya sınırsız ve doyumsuz bir kişilik geliştirme gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu durumlar bir sonraki aşamada, psikiyatrik hastalıklar; depresyon, kaygı bozuklukları, madde kullanımı, olumsuz arkadaş çevresi, kural ve kanunlara uyum göstermeme/gösterememe ve hatta başkalarına zarar verme gibi oldukça ciddi problemlemlere zemin hazırlayabilmektedir.

Ebeveynin çocuklarının ergenlik döneminde, öncelikle bu değişimin ve çocuklarının kendilerine rahatsızlık veren davranışlarının onların gelişiminin bir parçası olduğunu, onlara yol göstermesi ve onlarla iletişim kurması gereken kişilerin kendileri olduğunun bilincinde olması gerekmektedir. Özellikle iletişim konusunda, sabırla çocuklarının kendileriyle iletişim kurmasını sağlamaları çok önemlidir.

Çocukların gözünden bakmak
Ergenle doğru iletişim kurabilmek için izlenmesi gereken yolların başında, ebeveynin kendi mevcut alışkanlık ve yargılarını bir kenara bırakarak olaylara onun penceresinden bakmaya çalışmak gelmektedir. Aksi takdirde, ergen konu ile ilgili iletişim kurmaktan ve dürüstlükle sizinle konuşmaktan kaçınacaktır. Bu durum, ebeveynin çocuğun hayatındaki değişimlerden haberdar olamaması ve yenilikler konusunda yol gösterici olamaması sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla yeni bir durumla karşılaşıldığında yargılamak ve çatışma yolu ile tepki göstermek, onun karşısında durmak yerine sakince çocuğunuzun sizinle konuşmasını sağlamalı ve ona onun karşısında değil yanında olduğunu hissettirmelisiniz.

Tutarlı olun
Tüm gelişim dönemlerinde olduğu gibi, ergenlik döneminde de ebeveynin tutarlı davranışlar sergilemesi çok önemlidir. Örneğin ebeveynin daha önce kızdığı bir davranışı sonrasında sakince karşılaması çocuğun bu davranışın kaçınılması gereken bir davranış olmadığını düşünmesine ve dolayısıyla tekrarlanarak bir davranış biçimi haline dönüşmesine yol açacaktır. Dolayısıyla, ebeveynin ergenin davranışlarına yönelik ölçülü ve tutarlı bir tepki göstermesi, çocuğun söz konusu davranıştan kaçınmasını sağlamak için en önemli faktörlerden biridir.

Mutlaka dinleyin, ciddiye alın ve göz teması kurun
Ergenliğe adım atan çocuğunuz ile doğru bir biçimde iletişim kurmak ve onların kişilik oluşumlarını tamamlamasına doğru bir biçimde katkı sağlayabilmek için öncelikle çocuğunuzu dinleyin ve onu ciddiye alın. Onu gerçekten dinlediğinizi ve ciddiye aldığınızı gören ergen, sizinle daha kolay iletişime geçecektir. Bununla birlikte, çocuğunuzun size söylediği çok sıradan görünen bir şey, onun hayatında meydana gelen ve sizin fark etmediğiniz bir değişiklik hakkında size ip ucu verebilir. Çocuğunuzu dinlerken verebildiğiniz tüm dikkati verin ve mutlaka konuşurken göz teması kurun. Sizinle iletişim kurabileceğini gören ergen böylelikle size kendi hayatından bahsedebilecektir. Çocuğunuz, size günlük hayatta karşılaştığı olaylardan bahsettiği zaman, ona nasıl bir yol izlemesi gerektiği konusunda öğüt verici bir tavır takınmaktan ve ona ne yapacağını söylemekten ziyade, ona aynı durumda siz olsaydınız ne yapacağınızı anlatın. Ya da ona söz konusu durumla bağdaşabilecek bir hikaye anlatarak dolaylı yoldan anlamasını sağlayın. Ama asla dayatmayın. Gösterdiğiniz yolu seçip seçmemesi konusunu onun tercihine bırakın. Zira, ergenlik dönemindeki çocukların büyük bir kısmı kendisine söyleneni yapmayı reddetme, ebeveyn ile inatlaşma eğilimi içerisindedirler.

Kendinin farkına varmasını sağlayın
Çocuğunuzla iletişim kurmak için dikkat etmeniz gereken en önemli hususlardan biri de güven unsurudur. Çocuğunuza, onun anlattıkları ve söylediklerine güvenin ve ona güven sağlayın. Herhangi bir konuda kuşkulanmak yerine çocuğunuzun kendisini açması için tutarlı tutum ve davranışlarla onların yanında olun. Onlara sevginizi gösterin yanında olduğunuzu bildirin. Eleştirmek ve yargılamak yerine uygun olmayan tutum ve davranışı fark ettirin. Bunu yaparken yine durumu tanımlayın ve sorunu fark etmesi için sorular kullanın. Örneğin çocuğunuza dün gece geç saatte uyuduğu için kızmak ve bir daha yapmamasını söylemek yerine, ’’Dün gece geç saatte uyudun. Geç saatte uyumak gününü nasıl etkiledi? ‘’ şeklinde sorular yöneltebilirsiniz.


Uzman Klinik Psikolog Ece Çalışkan’dan anne babalara kısa tavsiyeler
•    Çocuğunuzu başkalarıyla karşılaştırmayın. Çoğunuzda değişmesi ve gelişmesini istediğiniz tutum ve davranışların önce gerekli olup olmadığının kararını verin. Sonrasında birlikte nasıl yol alacağınızı planlayın.
•    Ben diliyle konuşun ve çözüm arayın. Örneğin: “Uyku saati geçirmen beni endişelendiriyor. Yarın derslerine dikkatini veremeyeceğini düşünüyorum. Bu sorunu nasıl çözebiliriz?” şeklinde bir yaklaşımla ona kendisini önemsediğinizi hissettirin.
•    Çocuğunuzun ilgi alanlarını tanıyın. Birlikte yapmaktan hoşlanabileceği etkinlikler onun sizinle daha rahat iletişime geçmesini sağlayacaktır.
•    Karşınızda öfkeli ve öfke davranışı sergileyen bir genç varsa ve öfkesinin kaynağını biliyorsanız, ‘‘Öfkeli olduğunu biliyorum’’ ile başlayan bir cümle ile onu anladığınızı gösterin ve ona sizinle konuşabileceğini ve onu dinleyebileceğinizi görmesini sağlayın. 
•    Sizinle veya çevresindekilerle iletişim kurmayan, içine kapanmış bir genç ile karşı karşıyaysanız sabırla ona onu anladığınızı ve onu önemsediğinizi sözlü olarak ve davranışlarınızla gösterin.
•    Son olarak, mutlaka sağlıklı iletişim için kurallar, sınırlayın koyun. Bu kural ve sınırları birlikte belirleyerek anlaşmalar yapın ve sorumluluklarını yerine getirmesi için teşvik edici olun. Çocuğunuzun rol modeli olduğunuzu unutmayın.
•    Tüm olumlu yaklaşım ve tutumlara rağmen çocuğunuz ile aranızdaki çatışma devam ediyorsa, çocuğunuzda gözlemlediğiniz olumsuz davranışların önüne geçemiyorsanız, uzman yardımına başvurmayı ihmal etmeyin.

Bu haber 388 defa okundu

DİĞER HABERLER

Türkiye kazanacak

Türkiye kazanacak

.

Korkmaz ve Karaman ailelerinin mutlu günü

Korkmaz ve Karaman ailelerinin mutlu günü

Bir ömür mutluluğa ‘Evet’ dediler

Seçim günü bu yollar kapanacak

Seçim günü bu yollar kapanacak

Pazar günü gerçekleştirilecek olan seçimler nedeniyle üç sokakta ulaşım düzenlemesi yapılacak.

Seçim günü bu mekanlar kapalı olacak

Seçim günü bu mekanlar kapalı olacak

.

Meze’m Meze Evi farkı

Meze’m Meze Evi farkı

Şık tasarımı ve hijyenik ortamıyla, farklı tatlar arayan vatandaşların ilgisini çekecek olan Meze’m Meze Evi görkemli bir açılışla hizmete girdi.

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

ANKET