24 Kasım 2017 Cuma 15:43
 
  • 3,944 TL

  • 4,678 TL

  • 163,23 TL

  • 104.744

Öncekiler Sonrakiler

SESİMİ DUYAN VAR MI?

Sesimi duyan var mı?
15 Ağustos 2017 Salı 12:00

17 Ağustos gecesi yaşananlar

Her İzmitlinin muhakkak 1999 depremiyle ilgili bir anısı, belki de kaybettiği bir yakını vardır. Bundan tam 18 yıl önce Ağustos ayında hepimizi derinden sarsan o geceden pek çok hikayeler çıktı. Kiminin sonunda dram kiminin sonunda ise umut vardı. Bazılarımız kurtulacak kadar şanslı değildi belki ama kurtulan pek çok kişi de o geceden sonra ikinci bir hayata başladı. O isimlerden biri de Gölcük Seymen Hurda Müdürü A.Kadir Torun. O geceyi denizin içinde yaşayan ve ölümü sonuna kadar hisseden Torun, sizleri 17 Ağustos 1999 tarihine götürecek. İşte 17 Ağustos 1999 depreminin ilk ağızdan hikayesi....



''YILDIZLAR

YERE ÇOK YAKINDI''


“O gece Seymen Gemi Söküm Tesisi'nde işim gereği nöbetçiydim. Bize bir gemi naklediliyordu. Görevimiz, nakledilecek olan gemiyi teslim alıp iskeleye çekmekti. Gece 01.00 civarında geminin yolda olduğu anonsu yapılırken olacaklardan da habersiz bir şekilde bekliyorduk. Üç güvenlik görevlisi ve bir memur arkadaşım da iskelede benimle birlikteydi. Havanın çok sıcak olduğunu hatırlıyorum. Gökyüzündeki yıldızlar, sanki elinizi atsanız tutacaksınız şeklinde yakındı.Bambaşka bir geceydi. Bu sırada balık da tutuyorduk. O gün inanılmaz bir balık bolluğu vardı. Balıklar yüzeye çok yakın yüzüyordu, sanki dışarı fırlayacaklardı.

Bu sırada gemi de Hereke'den yaklaşmaya devam ediyordu. Üzerinde bulunduğumuz iskeleyi tarif etmek gerekirse de, iskele denizin 100 metre kadar içindeydi. 3 denizaltı da sahilde bekletiliyordu. “L” şeklinde hizalanan bu denizaltılar iskeleyle deniz arasında bir paravan gibi duruyordu. Biz balık tutmaya devam ederken artık saat iyice ilerlemişti. Biraz da yorgunluk bastırmıştı. Saat 02.50 civarında arkadaşım türküler söyleyerek bizi uyanık tutmaya çalışıyor derken olanlar oldu...



“HAFİF BİR SALLANTI VE SONRASI KIYAMET”
Önce hafif bir sallantı oldu. İskele çöküyor sandım, ayakları epey eskimişti. Bu sırada kıyıya yönelmek istedim. Tam bu anda sallantı yerini çok şiddetli bir sarsıntıya bırakmıştı. Kıyıya koşmaya başladım, ancak ayaklarımın altından yer kırıla kırıla ayrılıyordu. Beton bloklar kırılarak çöküyordu ve ben bunların üzerinden atlayarak ilerlemeye çalışıyordum. 60-70 metre koştum. Artık zemin kaybolmuş, denizle bir olmuştu. Arkamda ise müthiş bir ışık vardı, o gecenin karanlığında önümü ışıl ışıl görebiliyordum. 2 defa düşüp kalktım. Sonunda deniz ile kara arası açılmıştı. Orada deprem, bir tsunamiye neden olmuş, deniz havaya kalkmıştı. Can havliyle yerle bir olan iskeleden, askeri hurdaların oluşturduğu bir adacığa çıktım. Belki 1 saatte çıkılabilecek bir yer, inanın nasıl çıktım, ne oldu ben de bilmiyorum.”

DENİZ FAYIN İÇİNE AKIYORDU”



“İlk 20-25 saniye çok şiddetli bir sarsıntı vardı. Belki 1 saniye durdu. Sonrası ise çok daha kuvvetliydi. Bu sırada deniz, kırılan fayın içine akmaya başlamıştı ve ben de bunu bulunduğum hurda adacığının üstünden görüyordum. Denizde müthiş bir akıntı oluştu. O anda bir insanın yaşayabileceği en büyük korkuyu yaşadım, ölüme hazırlandım. O ilk sarsıntıdan sonra belki 100 kere daha artçı deprem meydana geldi.

O bahsettiğim faya dökülen deniz de akıntı yaratmaya devam ediyordu. Eğer ki denizle iskele arasında set olan denizaltılar olmasa, muhtemelen o akıntıya kapılıp giderdim. O denizaltılar, depremde doğal bir set görevi görmüştü. İnanılmaz bir geceydi, artık kara tamamen deniz olmuştu.”



BEŞİMİZ DE KURTULDUK”

“Tabii bu olaylar yaşandığı esnada kendinizden başkası aklınıza gelmiyor. Ancak ilk şoku atlattıktan sonra arkadaşlarımızla birbirimizi yokladık. Depremde ortaya çıkan o ışık dinmişti, yerini zifiri bir karanlık ve harabe olan yapıların kaldırdığı toz bulutu kaplamıştı. Birbirimizi görmemiz mümkün değildi. Ancak seslenerek birbirimizin hayatta olduğunu anlayabildik. İki güvenlikçi arkadaşımda benimle aynı hurda adacığına çıkmış, diğer güvenlikçi ve memur arkadaşımsa denizin içinde normalde yüksekliği 7-8 metre olan kuleye girmişti. Ancak kule denizin dibine çökmüş, o 7-8 metrelik kule denizin yüzeyine inmişti. Bellerinden aşağıya sular içindeydiler. İşte o anda olayın boyutunu ve yaşadıklarımızı biraz daha anlamaya başladık.”



“ASKERLER KURTARDI”

“Saat ilerlemişti. Yaklaşık sabah 05.00 gibi askerlerin kıyıya doğru ilerlediğini gördük. Gün ışığıyla birlikte olayın vehameti tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştı ki bu beni yaşadıklarımdan çok daha fazla korkuttu. Şimdi denizin karaya çıktığını daha net görebiliyordum. Dolgu kısımların tamamı sular altındaydı ve iskele tamamen çökmüş vaziyetteydi. Denizaltılar ise suda yalpalıyordu. Bu sırada askerler bizi fark etti. Denize indirdikleri bir sandal ile yardımımıza geldiler. Sandalda kürek bile yoktu. O askerler, tahtaları kırarak kürek gibi kullanmışlardı. Sandalla bizi teker teker alarak kıyıya getirdiler. Beşimiz de karaya ayak basınca o ana kadar olan sakinlik bitmiş yerini yoğun bir duygu seline bırakmıştı.


Hepimiz birbirimize sarılarak ağladık. Ailelerimizi, çocuklarımızı düşünmeye yeni yeni başlayabilmiştik. Daha sonra Seymen'deki evime gidince daha da sarsıldım. 5 katlı binanın dürdüncü katında bulunan evim, artık zemin kat olmuştu. Ne yazık ki alt kattaki pek çok komşumu kaybettim. Ailem ise kurtulmayı başarmış ve duvarlardan çıkmışlardı. O günden sonra hayata yeniden başladım diyebilirim. Yaklaşık 1-2 ay hayattan koptum, kendime gelemedim. Ama bu benim için hayata dönen ikinci bir şanstı. Belki o kırılan fayın içindeki akıntıya düşsem cesedim bile bulunamayacaktı. Beşimizin de kurtulmuş olması mucize gibi, ben de hayata o günden sonra yeniden sarıldım.”


17 Ağustos Depreminde hayatlarını kaybedenlere Allah' tan bir kez daha rahmet, yakınlarına sabır dileriz.

Allah bir daha böyle acı yaşatmasın.

 




Bu haber 3073 defa okundu

DİĞER HABERLER

Oksijen tüpü patladı! 2 yaralı

Oksijen tüpü patladı! 2 yaralı

İzmit'te Aile Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı Rehabilitasyon ve Aile Danışmanlığı merkezinde hastalara götürülen oksijen tüpü patladı.2 yaralı

KOAH hastalığına Dikkat!

KOAH hastalığına Dikkat!

Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Aysun Şengül, KOAH(Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) Hakkında Halkımızı Bilgilendirdi.

14.Hamidiye kestane festivali yapıldı

14.Hamidiye kestane festivali yapıldı

14.Hamidiye kestane festivali, başbakan yardımcısı Fikri Işık ve Vali Hüseyin Aksoy'un katılımıyla gerçekleştirildi.

Bu kadarına da PES ARTIK!

Bu kadarına da PES ARTIK!

Kartepe Belediyesi yetkilileri kamu malına zarar verenlere duyarlı olmaya davet ederken, polis ile işbirliği içerisinde olduklarını belirttiler.

Müzik çalan havuçlar Bilişim Fuarı’nda

Müzik çalan havuçlar Bilişim Fuarı’nda

Kocaeli Bilişim Fuarı’nda sebzeler bile teknolojiye ayak uyduruyor

Kore Gazisi son yolculuğuna uğurlandı

 Kore Gazisi son yolculuğuna uğurlandı

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Kore Gazisi Yaşan Kandemir’i son yolculuğuna uğurladı.

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

ANKET