gaziantep escortgaziantep escortgaziantep escort
28 Temmuz 2017 Cuma 01:38
 
  • 3,537 TL

  • 4,132 TL

  • 143,15 TL

  • 108.392

Öncekiler Sonrakiler

ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ...

Öyle bir geçer zaman ki...
10 Temmuz 2017 Pazartesi 14:20

Rüyalarım işim oldu

Kocaeli'nin incisi denince akla Değirmendere gelir. Samimi, dostane ve sakin ortamıyla, sahilindeki mavinin farklı farklı tonlarıyla İzmitlilerin vazgeçilmezidir Değirmendere.




Esnafı da bir o kadar kendine has ve özgündür. Plakçı Ahmet Kara'nın hikâyesi de o özgün ve samimi hikâyelerden biri. Değirmendere'nin meşhur “Plakçı Ahmet'i” ile yaptığımız röportaj sizleri de yıllar öncesine götürecek. Sizleri, Plakçı Ahmet'in küçücük dükkânının kapısından geçmiş yıllara açılan bir zaman tüneline davet ediyoruz. Nostalji dolu sayfalara hazır olun…



Ahmet Kara'nın hikâyesi, kendisinin gençlik yıllarından başlıyor aslında. Gençliğinde müziğe ilgi duyan ve eline geçen her fırsatta yeni kasetler ve plaklarla çevresindekilere dinleti şöleni sunan “Plakçı Ahmet”, zamanla Değirmendere'den tüm Kocaeli'ye ve daha sonra da sınırların ötesine yayılmış bir şana kavuşuyor. 1970'li yıllardan itibaren zevkine göre long-play'ler ve çeşitli sanatçıların plaklarını biriktirmeye başlayan Ahmet Kara, aslında hayalini yaşadığını söylüyor. 70'li yılların başında gazinolarda çalışmış ve 1987'de kurduğu ilk dükkânı depremle birlikte yerle bir olmuş Kara'nın. Ama deprem hayallerini de yıkmamış. 1999'dan beri şimdiki yeri olan Değirmendere'nin merkezi Çınarlık Meydanı'ndaki ufacık dükkânında hayallerini yaşamaya devam ediyor.



“MÜZİĞE İLGİM ÇOCUKLUKTAN”

Plakçı Ahmet, Değirmendere'nin o eski yıllarını anlatıyor: “Değirmendere her zaman apayrıydı. O zamanlar buradaki gazinolar çok ünlüydü. Tüm İzmit buradaydı diyebilirim. Eğlence, müzik, hayata dair ne varsa Değirmendere'de vardı. Çok güzel yıllardı. Ben de o yıllarda insanlara müzik dinletiyordum, hep müziğe ilgi duymuştum. Paradan da ziyade müzik benim için bir zevkti ve albüm alıp satarken keyif alıyordum. Çocukluktan belliymiş hangi yolda yürüyeceğim. Rüyalarım, işim oldu ben de bundan çok memnunum.”




“ESKİNİN TADI ŞİMDİLERDE YOK”
Plak ve kaset bir araya gelince nostalji kokan bir sohbete dalıyoruz ve Plakçı Ahmet başlıyor anlatmaya.

“Yıllar geçti ama plağın, kasetin yani o eskilerin keyfi hiç bitmedi. Hatta eskiye özlem artarak çoğalıyor. Yeni müzikler zaten her yerde, ben eskiyi farklı kılıyorum, anıları canlı tutuyorum. Çoğu zaman yaşlı insanlar dükkânıma uğrayıp geçmişi hissetmek için plaklarımı dinliyorlar. Bu atmosfer çok farklı. Gramofondan, o eski pikaplardan çıkan sesleri başka hiçbir yerde bulamazsınız. Gençler de ilgi duymaya başladı. Koleksiyon yapmak isteyenlerden tutun da yalnızca keyfe dinlemek olsun farklı yaş guruplarından pek çok insan burada bir araya geliyor.”




“ESKİ PLAKLAR, KASETLER DAHA SAĞLAM”

“Bugünün teknolojisiyle de kıyasladığınızda plaklar daha sağlam. 40-50 senelik plaklar hala ilk günkü gibi sapasağlam. Sesler de açıkçası daha net ve tok oluyor. Ben eskinin keyfini yenilerden alamıyorum. Şimdi yeni şarkılar için de görünüşte plaklar yapılıyor ama onlar da eskinin tadını veremez. Artık eskiye doğru bir yönelim söz konusu ve bu nedenle eskiler daha kıymetli oluyor diyebilirim.”




“HER KESİME HİTAP EDİYOR”
“Yaptığım iş her kesime de hitap eden bir iş. Yılları yaşamak, o günlere dönmek isteyenler plak kapaklarını satın alıyor. Pek çok farklı kesimden müşterim var. İdari amirlerden tutun da subaylara, gencinden yaşlısına herkes ortak bir şey bulabiliyor. Bazı özel talepler de olabiliyor. Hollanda, Almanya ve Amerika'dan bile duyup araştıranlar var. Eski plaklara talip oluyorlar, bu da gösteriyor ki bu işin hala meraklısı var ve ben de çok mutlu oluyorum. Ancak, benim gibi bu eserlere değer verecek olan kişilere kar gözetmeden satış yapıyorum. Bu eserlere iyi bakılsın, anısı yaşasın istiyorum çünkü. Mesela Deep Purple kapağı bana vefat etmiş yakınlarımdan yadigâr. Pek çok arkadaşımdan, tanıdıktan hatıra var bu dükkânda. Onlara gözüm gibi bakmak benim borcum.”


BURASI BİR TARİH ARŞİVİ

“BU İŞ ZEVK İŞİ”

“Ticaretten öte bu iş bir zevk işi. Bazen bazı esnaf arkadaşlarım benim işimi küçük görebiliyor. Altı üstü eski püskü şeyleri sattığımı söyleyenler oluyor. Ama ben burada bir tarihi canlı tutmaya çalışıyorum. Burası bir tarih arşivi gibi, ben de zamanda yolculuk yapıyorum. Ancak Değirmendere'nin dışına da çıkabildiğime ve ismimi duyurabildiğime göre işimi de düzgün yapıyorum demek ki. Sevdiğiniz işi yaptığınızda çalışmış sayılmazmışsınız. İşte ben de tam bunu yaşıyorum, hayalimdeki işi yapıyorum.”




“METKAR'IN ANISI VAR”

Dükkânımın isminin de bir anısı var. Acı bir hatıra da diyebiliriz. Deprem zamanında önceki dükkânım yerle bir olunca şimdiki dükkâna geçmek durumunda kalmıştım. O günlerde beni ziyarete gelen ve kasetler verdiğim Değirmendere öğrencileri, dükkânıma bir isim vermek için öğretmenlerine danışmışlar. Öğretmenleri de öğrencilerle birlikte dükkâna “MetKar” ismini uygun görmüş. Olaydan bir hafta sonra ne yazık ki öğretmenimiz vefat etti. Ben de anısını yaşatmak için dükkânımın ismini taşımaya devam ediyorum.




MİLYONLARA ULAŞTIM

“Duvarımda asılı olan ve gözüm gibi sakladığım bu fotoğraf benim için çok değerli. Yaptığım işin aslında ne kadar değerli ve insanlara hitap ettiğini gösteriyor. Fotoğrafçı Melih Sular'ın çektiği bu kare birçok dergide ve uluslararası medyada yayınladı. National Geographics'te yer aldı bu kare, milyonlara ulaştı. Değirmendere'den dünyanın diğer ucuna ulaşmak paha biçilemez.”





Röportajın sonuna gelirken dükkândaki tarih koridoruna son bir kez daha göz atıyoruz. Zamanın içinde çıktığımız yolculukta bize Plakçı Ahmet'in çaldığı şarkılar eşlik ederken raflardaki isimler de teker teker gözlerimizin önüne geliyor. Mediha Şen, Emel Sayın, Orhan Gencebay, Barış Manço, Muazzez Abacı ve diğerleri… Sanki hepsi orada, bu küçük dükkânda bir yerlerde karşınıza çıkacak gibi sizleri bekliyor. Müziğe ve nostaljiye değer veren herkesi bu güzide dükkânı görmeye davet ediyoruz.
Bu haber 2679 defa okundu

DİĞER HABERLER

Bizim şehrimiz Bizim Markamız

Bizim şehrimiz Bizim Markamız

Samuray Sport

Sektörü hem geliştirdik hem de insan yetiştirdik

Sektörü hem geliştirdik hem de insan yetiştirdik

Ayfer Yılmaz’ın gözünden İzmit ve iş yaşamı...

Ustamız haftalığımız gül dalına bağlardı

Ustamız haftalığımız gül dalına bağlardı

Göstere göstere para vermek yoktu bizim zamanlarımızda

Zirvenin Gözünden Kocaeli

Zirvenin Gözünden Kocaeli

Kocaeli Türkiye'nin göz bebeğidir

Erhan Yılmaz'la 'ÖZEL'

Erhan Yılmaz'la 'ÖZEL'

.

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ