• 5,623 TL

  • 6,450 TL

  • 218,94 TL

  • 97.454

Öncekiler Sonrakiler

TÜRKİYE ACİL TIP ASİSTAN SEMPOZYUMU İZMİT'TE

Türkiye Acil Tıp Asistan sempozyumu İzmit'te
04 Mayıs 2018 Cuma 17:14

.

Türkiye Acil Tıp Derneği (TATD) ve Acil Tıp Asistan Birliği (ATAB)’nin çatısı altında, Türkiye’nin ilk ve tek, tamamı asistanlardan oluşan organizasyon komitelerinin düzenlediği 13. Acil Tıp Asistan (ATAS) Sempozyumu İzmit Belediyesi’nin katkılarıyla The Ness Hotelde düzenlendi.

 Acil Tıp Asistan Sempozyumuna İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan, Kocaeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof Dr. Ercüment Çiftçi, Türkiye Acil Tıp Derneği Başkanı Prof. Dr. Ersin Aksay

Kocaeli İl Sağlık Müdürü Opr. Dr. Şenol Ergüney,  Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Hüseyin Şaşkın ve çok sayıda acil tıp doktoru ve asistanı katıldı. Başkanlığını Dr. İbrahim Ulaş Özturan’ın yaptığı sempozyumda İzmit Belediye Başkanı Doğan da bir konuşma yaptı.

 
 MEDİKAL KURTARMADA ÇOK ZAYIFTIK

 

Sempozyumun kendisi için büyük bir anlam taşıdığına belirten Başkan Doğan, UMKE’lerin isim babası olarak anılmak benim için büyük bir gururdur” diyerek “2002-2007 yılları arasında milletvekilliği dönemimde sağlık komisyonu başkan vekilliği yaptım. 1999 depremini yaşayan biri olarak özellikle medikal kurtarmada nasıl zayıf olduğumuzu gördüm. Bingöl depremi sonrası kafamda oluşturduğum projeyi o dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile paylaştım.  O da tüm yetkilere bana verdi ve çalışmalara başladım.  Kısa adıyla ASO olan,  Afetlerde Sağlık Organizasyonun projesini yazdım ve gerekli çalışmalara başladık. Seyyar hastaneler, helikopter ambulanslar, hastane afet planları ve UMKE’leri bu projenin bir parçası olarak hayata geçirdik.

 

 GÖNÜLLÜLÜK ESASINA DAYANIYOR

 

Şuanda dünyanın en büyük medikal kurtarma ekibine sahibiz.  UMKE’nin en önemli özelliği gönüllülük esasına dayanmasıdır.   UMKE sadece ülkemiz için değil, tüm dünya  için hayat geçirilen en önemli çalışmadır. Gönüllü kardeşlerimizin çalışmalarıyla gurur duyuyorum.  UMKE’ ler gibi hekimlikte gönüllükle yapılan bir iştir.  Hekimlik zorla yapılacak bir iş değil.   Tüm mesleklerde olduğu gibi hekimlikte de  gönüllüğü kırmamak,  mesleklere uygulanan baskı, şiddet gibi konuları engellemek gerekir.  Hastasına canından can veren, hastası için ölen çok hekimimiz var” şeklinde konuştu.

 

 ÇOK BÜYÜK DERSLER ÇIKARDIK

 

Konuşmasına UMKE projesinin ortaya çıkış öyküsünü anlatarak devam eden Doğan  “ Derince Sopalı Hastanesinde, çocuk hekimliği, hastane dernek başkanlığı ve başhekim yardımcılığı yapmış biriyim.  Bu görevim sırasında 17 Ağustos 1999 da  asrın depremini yaşadık. O deprem çok canlar aldı, bizi derinden üzdü ancak çok da büyük dersler çıkarmamıza da sebep oldu.   O felaketten sonra her alanda büyük değişiklikler, yeni yapılaşmalar, etkileşimler yaşandı. 

 

ÇARESİZDİK

 

17 Ağustos’ta yaşadığımız depremin sabahı hemen hastaneye gittim. Hastaneye adeta yaralı ve ölü yağıyordu.  Ölü ve yaralıları artık yerlere, koridorlara yatırmak zorunda kalıyorduk. Yaralılar için müdahale etmemiz gerekiyordu, ancak acil servis ve ameliyathaneler yoğunluktan kitlenmiş durumdaydı.  

 

SERUMLARI AĞAÇ DALLARINA ASTIK

 

Hemen derme çatma ilave bir ameliyathane kurduk ama tabi ki  beli bir süre geçmişti.   Bahçede ağaç dallarına asılmış serum şişeleri, yerlerde çimenlerde yatan yaralılar, bir yandan da yağarcasına hastaneye getirilen yeni yaralılar vardı.   Ne yazık ki gözümüzün içine baka baka  insanlarımızı kaybettik. Bu bir hekim için kahredici bir durumdu. Bu acı olaydan sonra şunu gördük ki, sağlık açısından ne hastane afet planımız, ne acil durumlarda personelle ilgili yapılanma şeklimiz, ne de ulaşım ve seyyarla ilgili hiçbir hazırlığımız yoktu. Arama kurtarma çalışmalarımızda eksik ve yanlıştı.  Herkes el yordamıyla kafasına göre iş yapıyordu.

 

BAKANLIKTAN UÇAK İSTEDİM VE BİNGÖL’E GİTTİK

 

Bu acı hatıralardan sonra 2003 yılında milletvekilliğimde Bingöl’de yaşanan deprem olayıyla güne uyandım. Ne yapabiliriz diye düşünürken aklıma bizim 1999 depreminde Kocaeli’de birlikte çalıştığımız kendi küçük oluşumlarıyla bir anlamda medikal kurtarma çalışanları yürüten hekim grubunuz geldi. Hemen onlardan birini aradım.  Bingöl depremi için bir şey yapmalıyız diye sordum ve onlardan da aynı cevabı aldım.  Savunma Bakanımızı aradım ve kendisinden bir askeri uçak istedim. Ankara’dan bu uçağa bindim ve buradaki Cengiz Topel’e indim, o süreçte buradaki hekim arkadaşlarda organize oldular. Hep birlikte Bingöl’e uçtuk.  O dönemde Bingöl’de hava alanı da yoktu, Muşa geçip, karayoluyla Bingöl’e gittik. Hava kararmadan biz Bingöl’e ulaştık.

 

 YAPILANLAR DOĞRUMU DİYE DÜŞÜNDÜK

 

Vali beyle bir araya geldik ve en ağır hasar ve kayıp yaşanan yerin gösterilmesini istedik.  En büyük kayıpların yaşandığı okula götürüldük. Baktık, birileri gidip geliyor, birçok kurtarma ekibi var herkes bir şeyler yapmak istiyor. Düşündüm ki acaba böyle fayda mı sağlıyoruz. Enkazın üzerinde bu kadar insanın olması ölümleri arttırabilir.   Bingöl’de hekim arkadaşlarla önemli katkılar sağladık ve o tecrübeden sonra da yolda dönerken afetlerde sağlık organizasyonu fikri kafamızda oluştu.

 

2003 YILINDA BAŞLADIK

 

Sağlık Bakanımız Recep Akdağ ile kafamdaki projeyi paylaştım ve bana “ bakanlık emrinde ve bu düşündüklerini yapman için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız” dedi.  2003 yılında hazırlığını tamamladık ve 2004 yılında düğmeye atık.   Benim bu projedeki kuralım, gönüllü olması,  kuruş para verilmemesi ve yerel olmasıydı. Her şehrin kendi kurtarması olmasıydı. Bu çalışma 2 yılımızı aldı, birçok arkadaşımız çok destek oldular.

 

İLK UYGULAMA BURSA’DA

 

O dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın,  dönemin sağlık bakanımız Recep Akdağ’ın çok büyük desteğini aldık ve UMKE’ler kuruldu. İlk uygulamayı Bursa’da yaptık.   Marmara depreminin acılarından,  ancak akşam gidebildiğimiz Bingöl’deki o geciken yardım çalışmalarından çıkardığımız derslerle bu proje ortaya çıktı.” Dedi.

Doğan UMKE’lerin rutin etkinlikler için değil çok olağanüstü durumlarda olay yaşanmadan önce değil, olay gerçekleştirdikten sonra müdahale için planlanmış organizasyonlar olduğunu sözlerine ekledi.

Programda 2004 yılında yayınlanan projenin ana taslak çalışmasını da katılımcılarla paylaştığı sempozyumda Doğan, programda katılımcılar tarafından yöneltilen soruları da yanıtladı.
Bu haber 1966 defa okundu

DİĞER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

ANKET