23 Ekim 2017 Pazartesi 18:18
 
Öncekiler Sonrakiler

'ROMA'NTİK

'ROMA'NTİK
10 Ekim 2017 Salı 15:00

.

İtalya'ya gidenler bilir; uçağın tekerlekleri piste değer değmez kabinde bir alkış kopar. Artık demode olmuş bu eski geleneği ısrarla sürdüren coşkulu İtalyanlar Roma'ya indiğimizde de bizi yanıltmadı. Alkışlarla indiğimiz Roma'da bir çok medeniyetin izini sürebilecek olmanın düşüncesi ise yüzümüzde keyifli bir gülümseme olarak bizimleydi.

İlk durağımız Colesseum (Kolezyum); Roma Krallarının halkla buluştuğu, şovların sergilendiği dev arena. Dünyanın en büyük amfi tiyatrosu olan Kolezyumun çok kanlı ve acıklı bir hikayesi de var aslında. Bir çok filme de mekan ve konu olan Kolezyum yapıldıktan sonra sadece tiyatro izletmek amaçlı değil, hayvan dövüşleri, gladyatör dövüşleri yapılan ve hayvanlarla insanların dövüştürüldüğü bir yer olmuş. Kolezyumda gezerken insanın kendini bir anda antik çağda bulmaması olanaksız. Yaşadığımız devirde stadyumların büyüsünden bahsediliyor.Acaba Roma İmparatorluğu döneminde Kolezyum gibi bir muhteşem bir yapının nasıl bir büyüsü vardı?

Piazza Venezia, Kolezyumdan  yürüyerek gelinebilecek mesafede olan ve muazzam beyaz bir anıt olan Monument to Vittorio Emanuele II'nin bulunduğu meydandır. Burada bir hatıra fotoğrafımızı çektirdikten sonra Roma'nın arnavut kaldırımlara sahip tarih dolu sokaklarında dolaşmaya devam ettik. Meydanlardan birinden gelen piyano sesine kapılıp içeri girdik ve spagetti sipariş ettik.


Vatikan Müzelerini mutlaka görmelisiniz !


İtalya'da kahvaltı denildiğinde akla ilk gelen ikili cappuccino ve cornetto ile Roma'daki ikinci günümüze başladık. Cornetto, Türkiye'de kruvasan olarak bilinen kayısı marmelatlı bir leziz bir pastene ürünüdür. Bu arada olur da İtalya'da sabah cappucino yerine filtre kahve isterseniz, anında turist olduğunuzu anlayabilirler. Çünkü İtalyanlar sabahları cappucino'dan başka bir şey içmiyorlarmış.


Güne enerjimizi alıp başladıktan sonra Roma sınırlarında bulunan mahalle büyüklüğünde bir ülke olan Vatikan'a gidiyoruz. Papa tarafından yönetilen ve Katolikliğin merkezi olan ülkenin merkezinde dünyanın en büyük kilisesi olan San Pietro Kilisesi (San Peter's Basilica) bulunuyor.



Vatikan müzelerini ise mutlaka görmeniz gerekenler listenize eklemenizi tavsiye ederiz. Dünyadaki en iyi koleksiyonlardan birine sahip bir müze kompleksinin iç dekorasyonu da bir o kadar muhteşemdi. Müzede özellikle Sistine Şapeli'nde Michelangelo tarafından yapılan tavan resminin kalıcılığına ve Mİchelangelo'nun yeteneklerine hayran olduk. Michelangelo'nun Pieta'sından Bernini'nin Baldacchino'suna kadar her ayrıntı güzeldi.Hiç bitmeyecekmiş hissi veren galerileri, en sonunda ziyaretçilerini mimari harikası merdivenlerle uğurluyordu.





Tevere (Tiber) Nehri

Vatikan'dan çıkıp tepesinde Mikail Meleği heykeli olan Sant'angelo Kalesi'ne ulaştık. Sant'angelo köprüsünde de çeşitli heykeller ve sanatsal süslemeler vardı. Şehrin her bir yanında olan sanat eserleri insanı şehre hayran bırakıyordu doğrusu.

Tevere (Tiber) nehri, yolları süsleyen ağaçlar ve tarihi binalar ile muhteşem bir atmosfer oluşturuyordu. Nehir kıyısında oturarak Tevere ve Castel Sant'angelo'yu izlemeninin keyfine vardık. Sonra elimize haritamızı alıp Piazza Navona'ya doğru yürüdük. Navona meydanı kafelerinde kendinize ünlü italyan espressosu ve tiramisusu ısmarlayabilirsiniz. Biz yaptık, mutlu olduk.

Roma'nın güzel yanlarından biri de çeşmelere çok sık rastlıyorsunuz ve suları içilebiliyor. Sıcak havada kana kana suyumuzu içip Fontana Di Trevi (Aşk Çeşmesine) doğru yol almaya başladık. Fontana di Trevi, Roma'nın en ünlü ve tartışmasız en güzel çeşmesidir. Burada ortam kalabalık ve hava da sıcaktı ama en tatlı çözümü bu şehirde var, merak etmeyin: Gelato (Roma Dondurması) 




Panteon

Buradan bizi yönlendiren levhalar olmasaydı bile insan kalabalığını takip ederek İspanyol merdivenlerine ulaşabilirdik. Akşamüstü aldığımız pizzalarımızı İspanyol merdivenlerinde oturup yiyerek günün keyfini çıkardık.

Estetik bir öneme sahip olmayan bu merdivenler Roma'da insanların buluşma ve sohbet mekanı. Buradan sonra yüzyıldan kalma binalarıyla eski görkemini bugünlere taşıyan Roma sokaklarında gezmeye devam ettik.

1800 yıl önce inşa edilmiş muhteşem Panteon, Roma İmparatorluğu'nu hala hatırlatan bir unsur olarak karşımıza çıktı. Halen ayakta duran, sütunları ve kubbesiyle göz kamaştıran tapınağın kubbesinin tepesinde, tek ışık kaynağı olan büyük bir açıklık idi.







Bu haber 761 defa okundu

DİĞER HABERLER

En fazla doğum Ağustos ayında

En fazla doğum Ağustos ayında

TÜİK, Türkiye İstatistik Kurumu Aylara göre Doğum İstatistikleri, 2016 verilerini açıkladı.Verilere göre,Türkiye'de en fazla doğum 124 bin 204 bebek ile Ağustos ayında olmuştur.

Besin zehirlenmesine karşı aklınızda bulunsun

Besin zehirlenmesine karşı  aklınızda bulunsun

.

Ali Özbay MYO’da Down Sendromlu Çocuklar ile Seramik Etkinliği

 Ali Özbay MYO’da Down Sendromlu Çocuklar ile Seramik Etkinliği

Kocaeli Üniversitesi Değirmendere Ali Özbay MYO Seramik atölyeleri, Down Sendromlular Farkındalık ayı kapsamında Gölcük Down Sendromlular Derneği çocuklarını ağırladı.

Aden kebap açıldı

Aden kebap açıldı

Körfez'in tanınmış simalarından genç girişimci iş kadını Ayfer Kandal Yıldırım tarafından açılan Aden Kebap Solonu, damak tadını bilenlerin yeni adresi oldu.

Vira Bismillah

Vira Bismillah

.

MESAFELER ENGEL Mi

MESAFELER ENGEL Mi

KORE AŞKINA ?

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ