09 Aralık 2016 Cuma 06:51
Kocaeli: 10°C
Yarın: 4°C / 11°C
  • 3,459 TL

  • 3,669 TL

  • 130,51 TL

  • 75.929

Öncekiler Sonrakiler

AKİF'İN SÖZLERİ VASİYETTİR...

22 Temmuz 2016 Cuma 18:00

1920’nin sonlarında, Batı Anadolu’daki Türk kuvvetlerinin Çerkez Ethem meselesiyle meşgul olmasından yararlanmak isteyen Yunan ordusu büyük bir taarruza hazırlanıyordu. Durum gerçekten son derece kritikti ve Türk ordusunun sadece silaha ve cephaneye değil, gelecekle ilgili ümitlerini canlı tutacak manevi desteğe de ihtiyacı vardı.
O maneviyat Milli Marş’tı
Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde “Türk şairlerinin nazar-ı dikkatine. Maarif Vekâleti’nden” başlıklı bir yarışma duyurusu yayınlandı. Kazanan şaire beş yüz lira ödül verileceği de ilanda yer aldı.

Yarışmaya 724 şiir geldi. Ne var ki aralarında Mehmet Akif Ersoy’unda bulunduğu devrin tanınmış şairleri yarışmaya katılmamıştı ve gelen şiirlerin hiçbiri Millî Mücadele’nin ruhunu ifade edecek güçte değildi.
Akif’e aracı gönderildi. Âkif’in ödülden rahatsızlık duyduğunu, böyle bir millî görev için ödül konulmuş olmasını bir türlü kabul edemediğini söyleyince ödül konusunda farklı bir yöntem izleneceği söylenerek yarışma için ikna edildi.

Mehmed Âkif’in ‘kahraman ordumuza’ ithaf ettiği marş nihayet son şeklini aldı ve 7 Şubat 1921 tarihinde 725.şiir olarak Maarif Vekâleti’ne teslim edildi. 

1 Mart 1921 tarihinde milletvekilleri ilk kez İstiklal Marşı’nın mısraları Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey gür ve etkili sesinden dinledi. Meclis alkıştan çınlıyordu. 
İşte bu gün okunurken tüylerimizin diken diken olduğu yüreğimizi kabartan, Milli duygularımızı anlatan İstiklal Marşı böyle doğdu.

Aradan yıllar geçti, Akif rahatsızlanmıştı.
Birkaç gazeteci, ölümünden kısa bir süre önce Mehmed Âkif’i ziyarete gitti. Sohbet sırasında söz bir ara İstiklal Marşı’ndan açıldı. Ve bir vesile ile değiştirilip değiştirilemeyeceği konuşuldu. Âkif hasta yatağından heyecanla doğruldu, yanından hiç ayrılmayan genç dostu Âsım Şakir’in arkasına koyduğu yastığa yaslanmadan önce, Meclis’te kabul edildiği gün Tunalı Hilmi hariç herkesin ayakta dinlediği İstiklal Marşı’nı değiştirmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini söyledi. Bitkin bir halde yastığa yaslanırken “İstiklal Marşı bir daha yazılamaz” dedi. “Kimse bir daha İstiklal Marşı yazamaz, ben de yazamam!” Sonra derinden gelen bir sesle: “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!” dedi, sustu.

Ve tarih 15 Temmuz 2016

Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti korumak ve kollamakla görevli olması gereken gurup hain kalkışma girişiminde bulundu.
ŞEREF, NAMUSUM;
DÜRÜSTLÜK, KARAKTERİM;
SEVGİ, İNSANLIĞIM;
VAZİFE, AMACIM;
VATAN, HER ŞEYİMDİR;

BU SÖZLERİME HAYATIM BOYUNCA BAĞLI KALACAĞIMA, HARBİYELİ OLARAK TEMİNAT VERİR, 
ASİL TÜRK MİLLETİNİN HUZURUNDA AND İÇERİM.

Ettikleri yemine sadık kalmayan teröristler kendi insanına bomba atmaktan, kurşun yağdırmaktan çekinmedi.

İstiklal Marşı şairimiz Mehmed Akif Ersoy’un ‘Allah bir daha bu ülkeye İstiklal Marşı yazdırmasın’ sözlerini vasiyet kabul eden Aziz Türk Milleti Tankın önüne kendini siper etti.
Kurşunlara gövdesi ile direndi.
Ölüme meydan okuyarak Demokrasiye bağlılığını bu ülkenin asla bir avuç haine teslim olmayacağını dosta düşmana gösterdi. Ve bu kalkışma girişimini püskürttü.

Şimdi bunu neden yazdığıma gelince.
Asker bizim göz bebeğimiz.
İçinden ne yazık ki vatanını satanlar çıktı.
Kendi vatandaşına kurşun yağdıranlar çıktı.
Ama onlar küçücük bir azınlıktı.
Askerimiz hala bizim göz bebeğimiz.
O kutsal üniforma bizim şerefimiz.
Ama askere yönelik ne yazık ki bazı alçakça kampanyalar var.
Darbeye karışmamış, karşısında olmuş, Aziz milletine ihanet etmemiş olan kocaman bir Türk ordumuzun şerefli onurlu mensuplarına yönelik çirkin şeyler yapılıyor.
Depremde büyük yara alan Donanma Komutanlığını Marmaris’e taşınması düşünülürken buna karşı çıkıp pankart asan bazı Gölcük esnafı şimdi askerimize, ailelerine satış yapmıyormuş.
Umarım bu iddialar doğru değildir.
Umarım bunu yaparak kendini en kahraman sanan esnafımız yaptığı yanlışlığın farkına varmıştır.
Unutmayalım.
Onlar 15 Temmuz gününe kadar görev yaptığı birlik arkadaşlarının ihanetine uğradı.
Bazıları kendi arkadaşları tarafından şehit edildi.
Biz onlara destek olmak yerine onlara diz çöktürmeye kalkarsak yanlış yaparız.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu