24 Temmuz 2019 Çarşamba 12:59
 
Öncekiler Sonrakiler

AL PAPAZI!

14 Ekim 2018 Pazar 17:00

Ajan,

Fetöcü derken Rahip Bronson attaya gitti....


Andrew Brunson  9 Aralık 2016 tarihinde tutuklandı.

İçerisinde 'Dua', 'Göktaşı' ve 'Ateş' kod adlı 3 gizli tanığın ifadelerinin de yer aldığı 52 sayfalık iddianame  5 Mart 2018 tarihinde mahkemeye sunuldu.

Dava dosyasında sadece gizli tanıklar yok elbette.

Doğrudan tanıklık yapanlarda mevcut.

iddianameye göre “Ülkemizin birkaç parçaya bölünmesini, bir kısmının PKK idaresine, bir kısmının ise FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne verilmesini, uzun vadede ülkemiz insanlarından belli etnik kökene sahip olanların Hıristiyanlaştırılmasını araç kılmak suretiyle bölmeyi ve ayrıştırmayı amaçlayan bir yapılanma”.

ABD’li Bronson'un iki suçtan cezalandırılması isteniyor. Birincisi, 'siyasal ve askeri casusluk suçu'  İkincisi ise “Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”


Papazın ilk tutuklandığında 'DUA' isimli gizli tanık  verdiği ifadesinde Brunson'un İzmir'de faaliyet gösterdiği kiliseyi devraldığı F.B'nin CIA ile yakın bağlantısının olduğunu, Brunson ile F.B'nin bir otelde gençlerin beynini yıkamak için toplantılar gerçekleştirdiğini, Amerikan Milli Marşı eşliğinde sağ ellerini göğsün sol yanına getirerek yemin ettirildiğini belirtmişti.

Papazın tutuklanması ABD ile Türkiye arasındaki ilişkileri gerdi.

ABD'nin Türkiye ye yönelik ekonomik amargo tehditleri sürüp gitti.


Günler günleri kovaladı, aylar geçti rahip ev hapsine çıkarıldı.

Yargılama devam ediyordu.

Geçtiğimiz gün mahkeme kararını açıkladı.

Rahip efendi 3 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı ve yurt dışı yasağı kaldırıldı.

Brunson, ABD'den gelen uçakla hava limanında ABD bayrağını öperek Türkiye'den ayrıldı.

ABD bayrağı öpmesi bence önemli mesajdı.

Mahkeme kararının yorumlanmasında göze çarpan detaylardan en önemlisi gizli tanıkların son duruşmada ifadelerini değiştirmesi olmuştu.

Gerçekten ilginç gelişmeler yaşandı.

Kamuoyu her zaman olduğu gibi yine ikiye bölündü.

Bağımsız yargı nidaları ile verilen hüküm yandaşlar tarafından göklere çıkartılırken,

Gerek muhalefet cephesinden gerekse sosyal medyadan oldukça sert açıklamalar dikkat çekti ve çekmeye devam ediyor.

AKP ile Cumhuritifakı içerisinde olan MHP lideri Devlet Bahçeli'de bu durumdan rahatsızlığını dile getirmesi oldukça önemli.


Bahçeli açıklamasında;

Milliyetçi Hareket Partisi elbette yargı kararına saygı duymaktadır. Ancak Papaz Brunson'un tahliye kararı milli vicdanı rahatsız ve huzursuz etmiştir. İfade değiştiren gizli ve satın alınmış tanıklar, davanın savcısında yapılan değişiklikler soru işaretlerini güçlendirmiş, şaibeleri arttırmıştır. Türkiye aleyhine faaliyetlerin merkezinde yer alan, terör örgütleriyle irtibat ve iltisakı tespit edilen bir şahsın siyasi baskı ve şantajlarla serbest bırakılması geldiğimiz bu aşamada düşündürücü, bir o kadar da esef vericidir.
İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına bir üst mahkemede itiraz hak ve süreci doğal olarak vardır, kuşkusuz bu temin edilmek durumundadır."

"Rahip Brunson davasının hem hukuki hem de siyasi boyutlarının varlığı her türlü izahtan varestedir. Hukuken sancılı ve sakat bir seyir izleyen mezkur davanın özellikle ABD tarafından Türkiye'ye yönelik tehdit ve baskı aracına dönüştürüldüğü, siyasi ve ekonomik operasyonların bahanesi olarak görüldüğü herkesin malumudur."


"ABD Başkanı Trump ve yardımcısı Pence'in dozajı giderek artan yaptırım tehditleri, sabır ve tahammül ölçülerini aşan husumet dolu açıklama ve mesajları Brunson davasını gölgelemiş, meseleyi hukuki içerikten ziyade siyasi anlaşmazlık ve çatışma konusu hüviyetine büründürmüştür. Papaz Brunson, kabul edilemez ve vicdan sahibi her insanımızın itiraz ettiği karanlık bir sürecin sonunda serbest kalmıştır."

"Anlaşılan odur ki, Papaz bugün akşam saatlerinde ABD'ye gitmek üzere yola koyulacaktır.
ABD'nin Türkiye'ye bakışında temel siyasi ve diplomatik silaha dönüşen Papaz Brunson davasının neticeleri itibariyle ne getirip ne götüreceğini yakın zamanda görmek ve idrak etmek mümkün olacaktır."

"ABD için anlamlı ve vazgeçilmez olan Papaz Brunson'un serbest kalması, Trump yönetimine siyasi ve ahlaki olarak ikame ve telafisi mümkün olmayan sorumluluklar da yüklemiştir.
Bu kapsamda ABD'nin önünde iki seçenek vardır ve çok nettir: Ya FETÖ elebaşını veya FETÖ'nün tepe isimlerinden birisini Türkiye'ye verecekler; Ya da Halkbankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nın iadesini sağlayacaklardır."


"Papaz Brunson ABD'ye hareket ettiği anda bu ülkenin iadesi ahlaken ve hukuken mecburi olan isimler de aynı zamanda ülkemize gönderilmelidir. Papaz Washington'a ulaştığında mesela FETÖ'cüler, mesela Hakan Atilla eşzamanlı şekilde Ankara'da olmalıdır. Zamanlama itibariyle herhangi bir aksaklık doğmamalıdır."

"Elzem ve acil gördüğümüz bu karşılıklı takasın menfi veya müspet olması iki ülke arasındaki ilişkilerin seyir ve sürecini doğrudan doğruya tayin edecektir. Türkiye Cumhuriyeti egemenlik ilkelerine dayalı bağımsız bir hukuk devletidir. Rahip Brunson davasının hukuki sakatlıkları bir yana, siyasi olarak Türkiye'nin talep ve beklentilerini karşılayacak bir mana ve muhtevaya kavuşması en samimi dileğimizdir. Aksi halde kaybeden Türkiye olacaktır. Buna da hiç kimsenin, hiçbir gücün hakkı yoktur, haddi olmayacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ