24 Nisan 2019 Çarşamba 21:51
 
Öncekiler Sonrakiler

HANİ BU SİSTEM DİKTATÖRLÜKTÜ?

05 Mayıs 2017 Cuma 20:00

Malum 16 Nisan’da tarihi bir referandum gerçekleşti.
Parlamenter sistem yerine adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi denilen ama herkesin Başkanlık sistemi olduğunda mutabık kaldığı yeni bir sistem hayatımıza şimdilik 3 maddesi ile girdi.

Mevcut Cumhurbaşkanı, referandum sonrası AKP’ye geri döndü ve şimdi kongrede AKP’nin yeniden başına geçmeye hazırlanıyor.


Yani artık Başkanlık sistemin ana teması hayata geçmiş oldu.


Referandum sonrası yürürlüğe giren diğer önemli madde de Hakimler Savcılar Kurulu.

O da çok yakında hukuk sistemimize dahil olacak.


Şimdi gelelim Başkanlık meselesine.

7 Haziran seçimİ akşamı ekrana çıkan MHP Genel Başkanı Bahçeli  ‘Çözüm sürecinin bir kanadı 79 vekille TBMM’de bulunmaktadır. Birliktelikleri devam eden HDP ve AKP arasında olmalıdır. AKP VE HDP arasındaki örtülü işbirliğini gizlemek Türkiye’yi erken seçime bırakacak bir dayatmaya başka partileri katmak siyasi ahlaksızlıktır.’ demiş AKP’nin ilk kez yenildiği seçim sonrası tüm yolları kapatmıştı.

Adına iktişafi denilen havanda su dövme misali hükümet kurma görüşmelerinin ardından Cumhurbaşkanı Parlamentoyu fesih ederek yeniden sandık göstermişti.


Halk bir kez daha sandık başına gitti.
 1 Kasım’da MHP çok büyük yara aldı ve 7 Haziran seçimlerinde aldığı 80 vekilin 40’ını kaybederek yarı yarıya eridi.
MHP’de yaşanan bu başarısız sonucun ardından partide Genel Başkanlık yarışı başlamıştı.
Meral Akşener, Sinan Oğan, Koray Aydın, Ümit Özdağ Genel Başkanlık için aday oldular.
Delegelerden toplanan imzalarla Kurultay çağrısı yapıldı.
Ancak MHP Genel Merkezinin hamlesi de gecikmedi.

Parti mahkeme koridorlarında tartışıldı.


Sonunda Bahçeli Kurultayı toplama kararı aldı.


Bahçeli yaptığı açıklamada özetle;
'Milliyetçi Hareket Partisi’nin Olağanüstü Tüzük Kurultayına gitmesi için başlatılan hukuki süreç Yargıtay 18’nci Hukuk Dairesi’nin dün verdiği kararla nihayete ermiştir. Partimiz verilen bu karara saygı duyacak ve riayet edecektir.
Bu itibarla Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı olarak, Parti Tüzüğümüzün şahsıma tanıdığı yetki çerçevesinde seçimli Olağanüstü Büyük Kurultayı toplama kararı aldığımı tekraren belirtmek üstlendiğim görevin bir parçasıdır.
Bu kapsamda partimiz, “10 Temmuz 2016 Pazar günü” Ankara Arena Spor Salonu’nda seçimli Olağanüstü Büyük Kurultayı millet ve tarih huzurunda yapacaktır.

Seçimli Olağanüstü Büyük Kurultay’da isteyen, dileyen ve şartlara haiz olan herkes Genel Başkalığa, Merkez Yönetim Kurulu veya Merkez Disiplin Kurulu üyeliğine aday olabileceklerdir. Şunun özellikle bilinmesini isterim ki, kim ya da kimler Genel Başkanlığa aday olacaksa şahsımla yarışacaktır' diyerek kurultay beklentilerine son noktayı koymuştu.


YSK, 10 Temmuz’da yapılacağı duyurulan olağanüstü kurultayla ilgili başvurulara ilişkin görüş bildirmeyeceğini açıklayarak topu Çankaya İlçe Seçim Kurulu’na atmıştı.


Çankaya İlçe Seçim Kurulu, “10 Temmuz’da seçimli kurultay yapılamaz” diye karar verdiğini açıklamıştı.


MHP Genel Merkezi zaten kongre yapmak istemiyordu ve Çankaya İlçe Seçim Kurulunun bu kararı Genel Merkezi rahatlattı. Muhalifleri kızdırdı.


Sonrasında yaşanan hain darbe teşebbüsü, Kamu kurumlarında başlatılan FETÖ temizliği derken 16 Nisan’da sandık başına gittik.


Halk kararını verdi ve az farkla olsa da Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi 2019 yılından geçerli olacak şekilde hayatımıza girdi. Tabi 2019 sadece resmiyette. Fiilen bu sistem hayatımıza girdi.


Ancak benim anlamadığım şeyler oluyor.


Daha düne kadar HAYIR diyerek Başkanlık sistemi karşıtlarını bir araya toplayan muhalefette çatlak sesler yükselmeye şimdiden bir başkan adayı belirleme telaşı başladı.


HAYIR, tezini savunanlar AKP’li seçmeni ürkütmemek için AK Parti demeye,
Biz Erdoğan’a değil bu sisteme karşıyız,
Bu seçim değil,
Geleceğimiz için Parlamenter sistem daha doğru,

Bu yetkiyi biz Kılıçdaroğlu içinde istemeyiz dememişler miydi?


Şimdi ne oldu da her şey birden bire fikirler, arayışlar değişti?
Sizin karşı olduğunuz ERDOĞAN mıydı?

Yoksa Sistem miydi?


Eğer sizin teziniz Parlamenter sistemin devamından yana olacaksa bu başkalık yarışının nedeni ne?
Sizin karşıtlığınız Erdoğan ise,
Yarın sizin seçtiğiniz biri bu güce kavuşunca ne olacak.

MHP’de yaşanan Genel Başkanlık sürecini bir daha düşünün,
Ortaya atılan isimleri yeniden değerlendirin.
Sonra,
Ya, biz Başkanlığa karşı değil miydik, sandıkta bunun için HAYIR demedik mi diye kendinize sorun.

Birilerinin tek derdi Erdoğan olmasın.


İyi kardeşim Erdoğan olmasın da,
Sizin belirleyeceğiniz isme ben neden güveneyim…
Hani bu sistem yanlıştı.
Hani bu sistem diktatörlüktü.
Şimdi ne değişti?


bi yazar olarak taraflı olduğunuz ne kadar açık ve net

niyazi
07 Mayıs 2017 Pazar 01:56

Siz bu referandumu ne zanlettiniz evet diyenlerle hayır diyenler arasında bir savaşmıydı, hayır diyenler sizin bu makalenize göre bu ülkeyi terketmeli hiçbir hakkı olmayan insanlar grubu olarak mı görüyorsunuz bi referandum yapılmış evet çıkmış halk bunu istemiş saygı duyulacak sonuçları iyi kötü olur tartışılır daha doğrusu zaman gösterecek şimdi bu referandumu isteyen grup kazandı diye diğer grup herşeyi bırakıp çekilmesinimi istiyorsunuz ben anlamadım bu ne tahammülsüzlük böyle...

0 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla
TÜM YORUMLARI GÖRÜNTÜLE

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ