15 Eylül 2019 Pazar 22:06

KARARSIZ SEÇMENİN DERDİ BAŞKA

04 Nisan 2017 Salı 00:00

16 Nisan'a az kaldı.

Bir yanda EVET

Diğer yanda HAYIR

 

EVET, için Devlet ayakta,

İktidar bastırıyor,

Her köşe başında evet afişleri,

Her TV kanalında

Her internet medyasında dönüp dolaşan EVET reklamları

Her gazetede EVET, EVET, EVET... Yazılı büyük afişler

Hatta ölümü gösterip sıtmaya razı olmamız gibi bir şeyi bilinçaltımıza pompalayan Genel Sağlık Sigortası reklamları…

Adına açılış bayramı denilip seçim yasağının ardından dolanılan devasa propagandalar.


Diğer yanda;

Kendi içinde bile nasıl olsa EVET çıkardiye umudunu kaybetmiş seçmen profili,

Buda yetmez miş gibi,

Siyasi geleceğini,

Kişisel ikbalini referandumdan çıkacak EVET’e bağlayan sözde siyasetçiler…

Peki, halk ne diyor?

 

Bakın kişisel gözlemimi söyleyeyim size.

Seçmenin oldukça büyük bir bölümü kararını vermiş.

Kimi Tayyip diyor başka şey demiyor.

Kimi seçmenlerde Tayyip varsa ben yokum moduna girmiş durumda.

 

Geriye 2 seçenek kalıyor.

Kararsızlar,

Ve nasıl olsa benim oyumdan bir şeyolmaz diyen sandığa gitmeyecek olanlar…

 

Kararsızların oranı bana göre en az yüzde 10

Sandığa gitmeyeceğim diyenlerin oranı da keza bu kadar…

Yani 57 milyon civarında seçmenin yaklaşık 6 milyonu kararsız,

6 Milyon seçmende sandığa gitmeyecek durumda…

 

Referandum iktidarın tüm EVET bombardımanına rağmen alıp başını gidemedi.

Yani seçim ortada.

Seçimin kaderini önce kararsızlar,

Sonra da sandığa gitmeyen seçmenler belirleyecek.

 

Peki, kararsızlar neden kararsız?

Dün, AKP kurulduğu günden beri bu partiye oy vermiş, sandık müşahitliğini hiç bırakmamış bir baba oğul ile uzun uzadıya sohbet ettim.

Hayırlı olsun ziyaretine gelmişlerdi.

Kahvelerimizi içerken sohbet ettik.

Beni ön yargısız sevdiklerinden hiç şüphem yok.

Çünkü bu gazetenin kuruluşundan beri bizi takip ettiklerini biliyorum.

Zaman zaman sert eleştirilerine muhatap oluyorum.

 

 

Kararsızlardı.

Sordum neden kararsızsınız?

Aslında gönülleri Erdoğan’dan yana.

Bu açık seçik belli.

Kararsız olmalarının nedenini tek birşeye bağladılar.

18 yaşında vekil.

Diğer maddelerin ne olduğu onları hiç düşündürmemiş.

 

Tabi birde Hollanda krizi onları ciddi etkilemiş.

Aslında kararsızlıktan EVET kararına doğru epey yol almışlar.

 

Durup dururken baba sordu;

Hele sen de bakalım sen kime oy vereceksin?

Dayı;

Bu seçim değil ki, referandum, 2 şık var, parti yok dedim.

Olur mu dedi.

Bak tüm Avrupa ve teröristler hayır diyor, Demek ki bunda bir iş var dedi.

 

Bir yandan 18 yaşındaki bebenin vekilliği kafasında soru işareti yaratırken diğer yanda Avrupa’nın tarafından rahatsız olmuştu.

Dayı, bilirim sen Erdoğan hayranısın.

Seçim olsa git Erdoğan’a oy ver.

Ama bu seçim değil, referandum, dedim ama  ı ıhhhhh.

 

De hele sen, sende bu teröristlerle beraber misin? Deyince dilim döndüğünce anlatmak farz oldu.

 

Hani Oslo’da görüştükleri

Hani Habur’da seyyar mahkemeler kurdukları,

Hani Dolmabahçe’de mutabakat metni okudukları,

Hani akil heyetleri oluşturup il il dolaştırdıkları,

Hani 15 Temmuz darbe teşebbüsünde kendi insanına kurşun sıkan alçakların lideri FETÖ için neler demişlerdi,

Şimdi sen onlarla beni bir mi tuttun dedim.

Sustu.

Başını öne eğdi.

 

Başı önde epey bir süre hiç konuşmadı.

Uzun sessizliğin ardından

Sen bu referandum neden yapılıyor bana bi anlat,

Neler olacak dedi.

 

18 Maddeyi anlattım.

Hem de değişiklik teklifleri nasıl ise aynen anlattım.

Yorumu yapmadım.

Dinledi, dinledi…

 

O zaman HAYIRLI olsun dedi ve kalkıp gitti…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ