17 Ekim 2017 Salı 16:02
 
  • 3,658 TL

  • 4,302 TL

  • 151,39 TL

  • 107.467

Öncekiler Sonrakiler

TAMDA BU GECE...

15 Temmuz 2017 Cumartesi 00:00

A sosyal diye adlandırılan  gencecik insanlar bu gece cep telefonları ile sosyal medya ya aktılar.
Tıpkı diğer günlerde olduğu gibi.

Saatler saatleri kovaladı, gece sabaha döndü.
Ortalık süt liman.
Ülkenin Cumhurbaşkanı Marmaris'te tatilde.
Her şey rutin.

Hava sıcak.
Günlerden 15 Temmuz.

Akşam ile gece saati arasında bir noktadayız.
Telefonum çaldı.
Arayan Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapan gerçek bir vatansever   polis arkadaşımdı.
Ağabey haberin olsun Ankara'da işler  karışık, bir şeyler oluyor dediğinden yarım saat sonra TV ekranlarında boğaz köprüsünün tek taraflı olarak askerler tarafından kapatıldığı yayınlanmaya başladı...
Şimdi 1 yıl öncesinin bu anıları ile kafanızı şişirmeyeyim...


İşte o gece

A sosyal diyerek burun kıvırdığımız,


Koyun diye birilerinin sınıflandırdığı,


Komünist lan bunlar diyerek ötekileştirenler,


Kafatasçı bunlar, zürriyetsiz diyerek liderlerinin eleştirildiği ülkücüler,


Yıllar yıllar önce 1 yıl önce yaşadığımız travmaya dikkat çekmesine rağmen 28 Şubat post modern darbe ile alaşağı edilen rahmetli Erbakan hocanın neferleri,


Bu Devlet için kurşun yiyende kurşun atanda diyerek şimşekleri üzerine çeken Tansu Çiller'in partisinin mensupları,


Top yekûn sokaklardaydı.

12 Eylül Darbesini canlı canlı yaşamış biri olarak bunun bir kalkışma olduğu anladım.
Aranızda yazılarımı takip edenler mutlaka vardır.
O gece 'YAŞASIN DEMOKRASİ' diyerek bir yazı kaleme almış

'Siyasi olarak Recep Tayyip Erdoğan'a karşı olabilirsiniz.
Sevmeyebilirsiniz.
Ama halk iradesi ile seçilmiş bir insanı görevden uzaklaştırmak,
Milyonlarca oy alarak iktidara gelmiş bir siyasi partiyi iktidardan uzaklaştırmak için darbeye kalkışmak,
Darbeye teşebbüs etmek,
Kamu binalarına bu milletin vergileri ile alınmış uçaklardan helikopterlerden ateş açmak inanılacak bir şey değil.
Sandıkla gelenin gideceği yer sandıktır.
Yaşasın Demokrasi.
Yaşasın Cumhuriyet' diyerek görüşlerimi paylaşmıştım.

Ve hala aynı görüşe sahibim.

Geçmişle hesaplaşmak yerine,
Müflis tüccarlar gibi eski defterleri kurcalamak yerine,
Geçmişte, Muhterem, bu gün hain dediler diye,
15 Temmuz'da bu millete kurşun sıkanları,
Bu milletle kurşun sıkanlara karşı duranları unutmadık.

Geçmişte Hoca Efendi diyerek saygıda kusur etmeyen,
Ancak Milletin Meclisinde, biz o sığınağa inersek halk sokaklara nasıl çıkar diyen Bekir Bozdağ'ı da unutmadık.

Türkçe Olimpiyatlarında 'Yeter artık dön bitsin bu hasret' diyen,
15 Temmuz gecesi, halkı sokaklara davet edip hainlerin darbe teşebbüsünün önüne geçen Recep Tayyip Erdoğan'ı da unutmadık.

2012 yılında
'Cemaat ülkeyi ele geçiriyormuş buna kargalar bile güler' diyerek dalga geçen AK Partili siyasetçileri de unutmadık.

Tüm bu unutmadıklarımızın  yanında,
Tankın önüne kendini atanı,
Ölüm yağan silahlara rağmen alanlardan kaçmayanları,
Bu ülke için canını hiçe sayan Ömer Halisdemir isimli gerçek kahramanı da unutmadık.

Ve bir şey daha unutmadık.
Bugün beğenmediğiniz, haber yazanlara hain gözü ile bakılan medya sayesinde halkın bu darbeye daha bir vakurla direndiğini de unutmadık.

Ve sizde unutmayın.
Doğusundan batısına,
Kuzeyinden güneyine,
Türkünden Kürdüne,
Çerkezinden abazasına,
Çanakkale'de destan yazan bu milletin hiç korkmadan demokrasi için direnmekten çekinmeyeceğini,
Sokağa çıkan,
Meydanlara koşan,
Demokrasi nöbeti tutanların top yekûn sizin siyasetinizi tercih etmediği gerçeğini de unutmayın.
 
Ve unutmayalım...
Biz büyük Türk Milletiyiz.
 


YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ