24 Haziran 2019 Pazartesi 23:24
 
Öncekiler Sonrakiler

TÜRKEŞ'İN İZİNDE...

17 Ocak 2017 Salı 00:00

MHP, ideolojisi olan,

Önce Devletim diyen bir partidir.

Buna kimsenin itirazı yok.

Ülkücüler hem geçmişte hemde günüzümde büyük bedeller ödedi.

Davaları uğruna çile çekti.

Gık demedi.


MHP'nin efsane liderinin ölümünün ardından parti liderliği için rahmetli Türkeş'in oğlu Tuğrul Türkeş'in adı geçiyordu.

Ama Devlet Bahçeli aday olarak çıktı.

Daha öncede yazmıştım o kongrede yaşananları.


Kurultay salonuna giren Bahçeli ve ekibi Tuğrul Türkeş'in adamları tarafından hainlikle suçlanıp yuhalanmıştı.

Hatta zamanın Ülkü Ocakları Başkanı kürsüyü devirip kongreyi dağıtmıştı.

Tüm bunlara rağmen Devlet Bahçeli MHP'nin başına geçti.

2 yıl sonra yapılan seçimlerde DSP'nin ardından 2.parti oldu.

Hükümete girdi.

DSP, ANAP hümümetine MHP'nin katılmasını bir çok ülkücü istemiyordu.

Ancak sonuçta lider karar vermiş ve hükümet ortağı olmuştu.


İşler iyi gitmedi.

MHP, Rahşan Ecevit ile bir türlü anlaşamadı.

Ekonomik çalkantılar, siyasi buhran, anlaşmazlıklar Bahçeli'ye rest dedirtti.

Sonrası MHP için tam anlamı ile yıkım oldu.

Parlamento dışında kaldılar.

Seçim sonuçlarının açıkladığı akşam Bahçeli liderlikten istifa etti.

Ancak birileri öncülük etti ve Bahçeli istifa kararından vaz geçti.



7 Haziran öncesi, Bahçeli ile Recep Tayyip Erdoğan'ın arası hiç iyi olmadı.

Hükümetin, açılım politikasına taban tabana zıt görüşü olan MHP, çok horlandı.

Eleştirildi.

Her türlü Milliyetçilik ayaklar altına alındı.

Diyarbakır meydanında Megri Megri eşliğinde halaylar çekildi.

Bölücü başının mektubu okutuldu.


Hani derler ya hatır unutur satır unutmaz diye.

Her ne kadar bir çoğu silinse de hala kim ne yazmış, ne söylemiş kayıtlarda duruyor.

Bugün MHP'nin desteği ile yeni bir rejim döneminin adımları atılıyor.

Bu rejimin adı Cumhurbaşkanlığı.


Dün, daha yeni,yep yeni tarihlerde sayın Bahçeli'nin Başkanlık söylemleri,

Sayın Erdoğan hakkındaki sözleri ortada tüm çıplaklığı ile duruyorken,

360 derece dönüşün bir nedeni olmalı.


Üstelik 7 Haziran sonrası oluşan geçici hükümete parti kararına rağmen katılan daha sonra  partiden attığı Tuğrul Türkeş ile aynı yasaya, aynı Başkanlığa el kaldırılmasının bir nedeni olmalı.


Bizim bilmediğimiz neler oluyor.

Birileri çıkıp net bir şekilde anlatmalı.


Yoksa bu yazdıkları ile bugün yaptıkları arasındaki uçurumu ben asla anlayamayacağım.


YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ