25 Ocak 2020 Cumartesi 21:35

SEDAŞ-İSU-İZGAZ İN TELEKOMİNASYON OUT

27 Eylül 2019 Cuma 10:00

17 Ağustos 1999’da 03.02’de asrın felaketi olarak adlandırılan Marmara Depremi ile geceye uyanmıştık.


Ama ne uyanma.
Çünkü o gece hiç uyanamayan yirmi bine yakın yurttaşımız oldu.


Cumhuriyet parkından aşağı Alemdar caddesinden aşağı inerken acaba Türk Telekom binası üzerimize yıkılır mı, Soydan iş merkezinin camları kırılır üzerimize gelir mi diye zifiri karanlıkta gözlerimiz gece görüş modunda ilerlediğimizi hala dün gibi hatırlıyorum.
Fuar alanı içersinde günlerce çadırda yaşamı, zengini fakiri ekmek kuyruğunda olduğumuz günleri birileri unutmuş olabilir ama en azından kendi adıma o günler film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor.


Dile kolay 20 yıl aradan sonra önceki gün 5,8 şiddetinde İstanbul depremi ile unuttuğumuz sarsıntıyı tekrar hatırladık.


Fabrikanın önünde oturakta hava alırken başımın döndüğünü, tansiyonumun düştüğünü zannederken, bir iki saniye sonra 20 yıl önce tanıştığımız sarsıntıyı hatırladım.


20 yıl önce depreme dayanıklı konutlar, afet toplanma alanları gibi tabirleri sık sık kullanır ve olmazsa olmazlarımız arasına girdiğini zannederdik. Seneler seneleri kovaladı ve unuttuk.


İşte unuttuklarımızı tekrar hatırlamamıza neden olan 5,8 lik artçı sarsıntı ile ilk sevdiklerimizin durumunu öğrenmek için hemen telefonlara sarıldık.
Ama nafile hatlar anında şişmişti.
Çünkü GSM şirketleri sadece abonelik tarifesi sonunda tekrar yenilemek için arıyor.


Sonrası mı Allah kerim.
Üzerime birkaç tane internet aboneliği vardı. Nasıl olsa cep telefonlarımızda da internet olduğu için evin masraflarını kısmak için babamla iki evin aboneliklerini iptal ettirelim diye karar verdik.


Türk Telekom’da 1000 TL’yi geçkin, Superonline ve Vodofone internet abonelikleri için ise 500 TL cayma bedeli çıktı.
Tabiki iptal ettirmek yerine kuzu kuzu kullanmaya devam ediyoruz.
Taahüt süresi geçer geçmez ertesi gün tüm internet aboneliklerimizi iptal ettireceğiz.
Çünkü bana ve babama kan kusturdular. Saatlerce telefonda konuşmak zorunda kaldık.
Sadece bana mı tüm GSM operatörleri abonelerine böylesi çektiriyorlar.
Hata onlarda değil.
Hata bizde.


Sayfa sayfa abonelik sözleşmesi imzalamaktan veya telefonda operatör ile yeter ki bir an önce kapatması için herşeye tamam dersek GSM operatörleri de böyle canımıza okur.
Suç onlarda değil.
Tamamen suç biz hakkını hukukunu bilmeyen, bilsekte aman onunla mı uğraşacağız diyen müşterilerde.
Artçı sarsıntı sonrasında Vodofone ve Turkcell aboneleri ara ara telefon ile konuşabilirken, Türk Telekom Mobil hatları bulunanlar inanın gece geç saatlere kadar görüşme yapamadılar.
Şimdi birileri herkes telefonlara yüklendi. Bizim vericilerimiz aynı anda bu yükü kaldıramadı diyebilirler.
Kusura bakmayın ay sonunda çatır çatır faturaları tahsil ediyorsanız, gerekli alt yapıyı da sağlayacaksınız.
Ülkemizin tam ortasından geçen bir aktif fay hattı da yedi düvel tarafından biliniyor.
Dünyanın gözü kulağı ülkemizin göz bebeği olan İstanbul’da böylesi bir deprem beklenirken, sizler gerekli yatırımları yapacaksınız.
Gerek GSM abonesi sayıları gerekse karlılık oranlarına baktığınızda ilk 500 şirket içersinde Türk Telekom 8., Turkcell 10., Vodafone 17. Sırada yer almakta.
Şimdi ne demek istediğimi anlayabiliyor musunuz?
Karlarınız bu kadar yüksek iken yatırımlarınız da aynı oranda olsa böylesi bir sıkıntı yaşanmaz.
Bana göre ülke güvenliği açısından da afetler açısından da GSM şirketleri çok önem arz ediyor.
İnsanlar ailelerine ulaşamayınca ne haller içersinde girdiklerini yaşayan biliyor.
Onun için tekrarlıyorum, GSM şirketleri 5,8’lik artçı deprem ile sınıfta kaldı.
Bana göre devletin ilgili kurumları da gerekli yaptırımları GSM şirketlerine uygulamaları gerekiyor.
GSM şirketlerinin sınıfta kaldığını gazetelerde, televizyon haberlerinde ve sosyal medyada artçı sarsıntı sonrasında herkes yazdı çizdi.
Ben ise böyle bir girizgah yaptıktan sonra teşekkür için bu yazıyı yazdım.
En ufak bir arıza da yerden yere vurduğumuz Sedaş, İzgaz ve İSU’ya teşekkür etmek istiyorum.
Sonuçta hayatımızın artık vazgeçilmezleri arasında elektrik, su, doğalgaz ve telekominasyon dörtlüsü var.
Bu kadarcık bir sarsıntı da elektrik mi kesilir, su mu kesilir, doğalgaz mı kesilir diyebilirsiniz.
Ama telekominasyon kesildi.
Ama ne suyumuz, ne elektriğimiz, ne de doğalgazımız kesildi.
Onun için ben SEDAŞ, İSU ve İZGAZ’a teşekkür ediyorum.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ