• 5,654 TL

  • 6,478 TL

  • 222,26 TL

  • 96.813

Öncekiler Sonrakiler

HAYVAN SEVGİSİ

10 Ekim 2018 Çarşamba 15:38

Dünya kurulduğundan beri canlılar birbirleri ile yaşamayı öğrenmeye çalıştı.Güçlü olan güçsüzü yendi. Güçsüz güçlenmeyi öğrendi.


Son zamanlarda sıkça karşılaştığımız hayvanlara yapılan şiddet haberleri üzerine bu konuyu ele almak istedim.Tam da hayvanları koruma haftası olması tabi ki isabetli oldu.


Öncelikle eve aldığımız gerek pet shoptan gerek sokaktan kedi-köpek ya da her hangi bir hayvanı daha sonrasında sokağa bırakmanın nasıl sonuçlar oluşturduğunu bir hatırlatmak istedim. Aldığınız bakıma ve sevgiye muhtaç olan bu canlı sizi sahibi,evinizi evi olarak benimseyip sonrasında dışarıya bırakıldığında duygusal anlamda yıkıma uğruyor.


Hele cins alınan hayvanlar sokak ortamına bırakıldığında ya açlıktan,ya sokak hayvanları arasında ki kavgalardan ya da bir araç altında kalarak ölüyor. Bu yüzden özellikle eğer bir hayvana sonuna kadar bakamayacaksanız lütfen onu sahiplenmeyin.


Bir diğer konu ki bu en çok benim sinirlerimi bozan durum hayvana şiddet. Sokaktaki veya evindeki ya da komşusunun bahçesindeki hayvanlara yapılan sadistçe işkenceler , şiddet gerçekten yüreğimi burkuyor. Bir hayvanın başka bir hayvana vermediği kadar zararı bir insana nasıl verebilir ? Aklım almıyor. Neden bu kadar aciz olan bir canlıya şiddet uygular bir insan.Hiç mi vicdanı sızlamaz ?

Çocuklardada görüyorum bazen taş attığını,tekme attığını ya da sopa ilekovaladığını. Hem de öylece duran zararsız bir hayvana yapıyorbunları. Belli ki aileden görmüş ya da öyle öğretilmiş. Yani sevgiyiöğretmek yerine şiddeti  öğretmiş ailesi.

Hiç dikkat ettiniz mi ?

Bebekler hayvanlarla nasıl iletişim kuruyor,nasıl seviyorlar birbirlerini. Neden biliyor musunuz?O hayvan o bebekten kendisine zarar gelmeyeceğini biliyor. O yüzden de zarar vermiyor. Her şey sevmekle başlar bunu unutarak yaşadığımız sürece etrafımız gri sevgisizlik bulutları, şiddet ve öfke ile kaplanacaktır.


Ve bir başka yaşanılan sık olay da trafikte araçla çarpılan hayvanı orada bırakıp kaçanlar.  Alıp bir veterinere götürse o hayvan yaşayacak. Orada bırakıp kaçanlar o canlıyı ölüme terk ediyor. En sona bıraktığım ve içlerinde en mide bulandıran konu  ise hayvanlara tecavüz eden adını insan diyemeyeceğim kişiler. Bir hayvana istek duyup ta ona tecavüz eden kişi kayıtsız şartsız ruh hastasıdır. Ve bu ruh hastası kişilerin toplumda kadınlara,kız çocuklarına neler yapabileceğini bir düşünün.


Kısacası şöyle bir baktığımızda toplumda ne kadar çok şiddet eğilimi varmış zavallı hayvanlara.
Oysa onların tek istedikleri sırtlarının sıvazlanması, bir kap yemek ve içeceği su.

Yine son yıllarda yaygınlaşan ve çok da güzel bir uygulama olan kedi-köpek mamalarının kap içerisinde sokak köşelerine bırakılması son derece güzel bir şey. Yine sokak hayvanlarına barınaklar sağlanması, özellikle yaz aylarında kaplara su koyarak caddelere mahalle aralarına bırakılması en azından bu hayvanlara yardım ederek bir nebzede olsa yaşam desteği olmuştur .Çocuklarınıza hayvanları sevmeyi öğretin.


Onları itip kakmayı değil. Sopayla taşla kovalamak yerine sırtlarını okşamayı öğretin. Elinde bir parça ekmek varsa bir lokmasını o hayvanla paylaşmasını öğretin. Çünkü o çocuklar aktaracak korumayı, sahip çıkmayı ve sevmeyi.


Düşünün , kediniz köpeğiniz  nasıl siz hastalandığınızda başınızda bekliyor nasıl sizi koruyup kolluyor. Üstelik her hayvanın doğasında var bu. sadece kedi köpek değil.


Zarar vermek yerine yarar sağlamayı öğretin çevrenize. Hayvanları koruyun onlar kimsesiz ve yalnız yaşamaya çalışan varlıklar. Bir çatı,bir kap yemek onlar için çok şey ifade edecektir.


Unutmayın her şey sevmekle başlar...

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

ANKET