22 Eylül 2018 Cumartesi 07:20
 
  • 6,293 TL

  • 7,394 TL

  • 242,16 TL

  • 97.988

Öncekiler Sonrakiler

YILLAR GEÇTİ AMA HALA DÜN GİBİ

16 Ağustos 2018 Perşembe 11:29

17 Ağustos 1999 Depremi’nin üzerinden 19 sene geçti. Şimdi o zaman ölen çocuklar evlenmiş, iş güç sahibi olmuş olacaktı. Bir çoğumuzun yakını, komşusu, arkadaşı, akrabası o depremde vefat etti.  O zaman her akşam haberlerde deprem konuşulur çeşitli ismini o zaman duymaya

başladığımız konunun uzmanı kişiler depremi artçının ne olduğunu anlatırdı.

 

 Bu arada bizler sokaklarda, arabalarda yatardık. Allah'tan yaz mevsimiydi ancak onun da bir kötü yanı vardı sivri sinekler…

 

Paylaşmayı, birbirimize dayanmayı  ve insanca birlikte olmayı depremde öğrendik çok çabuk da unuttuk gitti.

 

Aradan yıllar geçti hala dün gibi aklımda etrafa saçılan kireç kokusu...

 

Ambulansların siren sesleri...

 

Sallanmak sürekli sallanmak…

 

Banyo bile yapamazdık kapıda biri beklerdi. Tuvalet ihtiyacı da aynı şekilde.

 

Bu kadar panik bir travma yaşadı bu şehir. Deprem her ülkede olan bir şey aslında dünyanın kendini temizleme şekli. Binalar buna uygun oldukça sadece sallanırız o kadar. Şimdi bakıyorum o zamandan bu zamana 19 yıl geçmiş.

 

Bir çocuk doğsa şimdi üniversitedeydi. Bu kadar uzun yıllar... Peki beklendiği bilinen 7 civarında büyüklüğü olacağı da bilinen ve 12 milyon insanın yaşadığı metro kent İstanbul için ne yapıldı?

 

Şimdi bir düşünelim.

Eğer hemen hazırlıklara tedbir amaçlı başlansa idi, yeni depreme dayanıklı binalar yapıp çarpık kentleşme yıkılsaydı şimdiye kadar çoktan bitmişti. Hem de can kaybetmeden. Yapılacak masrafı hesaplayalım  bir de depremden sonra ki zararı hesaplayalım. Tahminen aynı rakamlarda olacaktır. Depremi beklemek yerine hızlıca sağlam yapılar yapabilseydik, dar yolları genişletip alt yapıyı sağlamlasaydık şimdi depreme başımız dik hazır olurduk. Hem de can kaybetmeden...

Açıkçası tam olarak ne kadar yapıldı bilmiyorum tek bildiğim uzmanların da ön gördüğü gibi  20-30 bin kişi hayatını kaybeder diyorlar.

Maddi hasar da işin diğer tarafı. Türkiye bir deprem ülkesi fakat biz depremle yaşamayı bilmiyoruz beceremiyoruz. Mesela Japonya sürekli deprem olan bir ülke ancak ölüm ya da yıkım yok. Ona göre hazırlıklılar.

 

Ülkemizde binlerce can ölmeden önce en azından şimdi bir şeyler yapmalıyız.17 Ağustos depremini ve bize yaşattıklarını unutmayalım...

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

ANKET