08 Aralık 2016 Perşembe 21:06
Kocaeli: 10°C
Yarın: 4°C / 11°C
  • 3,452 TL

  • 3,663 TL

  • 130,51 TL

  • 75.929

Öncekiler Sonrakiler

23 NİSAN

23 Nisan 2016 Cumartesi 09:00

Nisan, malum henüz bahar. Yani bi gün yağar, bir gün açar.


Oysa on beş günü güneşli geçer nisanın, provalarda ter dökersiniz, çocukların yüzleri pembeleşir güneşten… Ama nedense bayram günü ile beraber bulut gelir, hava kapanır derken yağmur bile yağar.


Benim anılarımda kalan iki bayram var ki kendisinden hep “adettir mutlaka yağmur yağar” diye bahsettirir. Biri 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı biri  de Kurban Bayramı.


Çocukken zamanın nasıl geçtiğini, aldığın lezzetlerin aynısını bir daha alamayacağını bilmediğinden bazı durumlar zulüm gelir insana. Eğer herhangi bir gösteride görevli değilseniz, bir şiir, bir şarkı okumayacaksanız, sadece seyretmek düştüyse nasibinize; süslü püslü kıyafetlerle dans edenleri, sessiz ve sırayı bozmadan izlemek zor gelir. Yok eğer gösteride görevli iseniz tüm dünya sizi izliyor gibi heyecanlanırsınız. Bir şiir okuyacaksanız; su gibi ezberlediğiniz, defalarca prova ettiğiniz şiiri, bayram günü nefesinizi kontrol edemeden, ya çok hızlı ya da gereksiz yutkunarak okursunuz.

Bir de,  bir türlü ayarlanamayan mikrofonun gıııyyyk vardır ki, kulaklara zarar, tüm emeklere çomak sokar. Kısa kollu süslü püslü kıyafetlere inat yağan yağmur da tuzu biberi olur yorgunluğun.

Kişi anne/baba olduğunda çocuğunun ilk bayramını/gösterisini gururla, gözleri yaşararak izler. Çocuk bir toplulukla uyumlu hareket edip, kendisine verilen görevi oyunu bozmadan tamamlamaya çalışır. Kıyafetler, müzik ve uyum gösteriyi daha da parlatır. Maksimum beş dakika süren görev için haftlarca çalışılmıştır, kıyafetler araştırılmıştır.


İmkanları bol olan veya büyükşehirlerde yaşayanlar için, her sene tekrarlanan bu ritüeller sıradan gelebilir. Bu kutlamaları gereksiz görenler de olabilir. Fakat ben şuna şahit oldum ki bazı çocuklar, karda dahi terlikle okula gelirken 23 Nisan’da ayakkabı giymiş oldu. Saçı başı dağınık, ailesinin bes kızından biri olan bir kız çocuğu 23 Nisan’da adeta bir prenses oldu. Okul eşyası, ayakkabısı, montu, çantası diğerlerinden çok çok kötü olan bir çocuk 23 Nisan’da arkadaşlarıyla eşit derecede giyindi, süslendi. Sınıfta çekingen, ürkek bir çocuk kalabalığın içinde az da olsa utangaçlığını yendi.


Sineması, tiyatrosu olmayan çok küçük bir beldede 3 yıl yaşadım. Orda halkın toplanıp izleyebileceği tek şey (düğünler dışında) bu bayramlardı. Milli bayramlarda ana caddede trafik durur, çocuklar ellerinde bayraklarla yol boyunca yürür, insanları selamlar, sonra gösteri alanında toplanırlardı.


Kısacası, keşke bazı değerler üzerinden siyaset yapılmasa. Bunlar bizim ortak değerlerimiz. Size göre sıkıcı olan bir şey bir başkası için şölen olabilir. Asıl önemli olan şey bu değerlerin yozlaştırılması, meta haline getirilmesidir. Açılacak bir savaş varsa, tüm değerlerimizi ‘tüketici toplum’ amaçlı kullanmaya çalışan sistemlere karşı açılsın. .Maalesef büyükşehirlerde bayramlar ticaret kapısı haline döndü.     

23 Nisanda AVM lerde çocuklara özel enteresan (?) eğlenceler, aktiviteler ve indirimler var. Maksat çocuklarla beraber anne/babayı AVM ye çekmek, biraz alışveriş yaptırıp, yedirip içirip, para harcamasını sağlamak.  Tıpkı diğer bayramlarda olduğu gibi, Anneler Gününde, Babalar Gününde, Yılbaşında olduğu gibi. Bizi ve çocuklarımızı bir şeyler aldığımızda, kendimizi mutlu(?) ettiğimizde hayatın tadını çıkaracağımıza inandırmak.


Gelin bu bayram tam tersini yapalım. Okul bahçesinde çocuklarımızı izledikten sonra, elimize bir uçurtma alıp çayırlara koşalım. Sahilde beraber bir simit ve çay içelim veya piknik yapalım. Çocukları oyun parkına götürelim. Eğer imkânımız varsa imkânı daha az olan bir arkadaşını da yanımıza katıp bayram ettirelim. Veya bir bağış yapalım. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki insanlar ALMAKtan duydukları hazzın üç katını VERMEKle duyuyorlar. (Tabi ki vermeye hiç alıştırmamış cimri! bir ailede yetişmemişseniz.)


Tüm milli ve dini bayramlara, bu çerçevelerden bakarsak, sadece kendimizi ve ailemizi mutlu etmekle meşgul olmazsak, o zaman bayramların bir anlamı olur.


23 Nisan neydi? Dostluk, sevgi, kardeşlik, tüm dünya çocuklarıyla EŞİTLİKti.
Lütfen  amacına uygun kutlayalım.
Tüm çocukların eşit şartlara ve haklara sahip olduğu, nice bayramlar dilerim.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu