08 Aralık 2016 Perşembe 01:11
Kocaeli: 10°C
Yarın: 4°C / 11°C
  • 3,389 TL

  • 3,646 TL

  • 129,42 TL

  • 76.031

Öncekiler Sonrakiler

İYİ Kİ VARSIN ÖRTMENİM!

30 Kasım 2015 Pazartesi 01:51

"Küçük bir mektebim olacak. Baştan başa çiçeklerle donatacagim. Çocuklarım, bir alay çocuğum olacak. Kendime "abla" dedirtecegim. Fakir olanlara, elimle siyah gömlekler dikecegim..." diye uzayıp gider muallimlik hayalleri Çalikusu'nun.
Kırılan kalbini onarmak üzere bulunduğu yerden kaçıp Anadolunun bağrına siginmanin bir yoludur bu O'nun için. Fakat işin içine girince bin bir zorluk oldugunu ve "fedakar" olmanın bu işin ilk şartı olduğunu anlar."


Resat Nuri Feride'ye bu cumleleri soylettiginden bu yana (93 yilda) pek cok sey degisse de ogretmenligin ruhundaki "fedakarlik" baki kaldi. O zamanlar ogretmen olacak kadar okumak kısa sureli bir egitim gerektiriyordu. Fakat agir savaslardan cikmis bir memlekette o kadarcik egitimi alacak imkani olan cocuk/genc bulmak zordu.
Bugün ise öğretmen olmak icin kısacık bir eğitim yetmiyor ama  yine de hem  mesleği taleb edenlerin sayısı oldukca fazla oldugundan, hem de devlet  gerekli olan kadronun bir kismini sozlesmeli(ucretli/ucuza calistirilan ) öğretmenlerle karşılamaya çalıştığından dolayi kadrolu olabilmek icin az sayıda seçilecek kişinin arasına girmeniz gerekiyor. Bu da ; dört yıl eğitim aldığınız branşın dışında lise bilgilerinize dayanan sorularla dolu KPSS sınavını aşmanizla mümkün. Eğer asabilirseniz mesleğinizin ilk 3 yılını Çalikusu misali Anadolu'nun ücra bir yerinde geçirmek zorundasınız.

Gittiginiz yerde, halkin egitimin gerekliligine bakis acisi olumluysa isiniz biraz daha kolay olur.Eger degilse yeni bir bilinc olusturmaniz gerekir ki bu da ha deyince olacak kadar kolay degil. Gencler bir yandan ailesini özler, yeni bir yere,insanlara alismaya calisir bir yandan da ogrencilerine faydali olmaya uğraşırlar.Tabi terör ve güvenlik sorunlari da cabası. Evet "fedakarlik" baki...

 Ya atanamayanlar?
Fakülteden çıkmış bir çok genç öğretmen, atanamadikca kendini öğretmen gibi hissetmez. Üst uste birkaç yıl sınava girip kazanamayan gençler özgüvenini yitirir.Üniversite mezunu ama maddi olarak ailesine yüktür! Özel okullar devletteki bu çözümsüzlüğü gordukce yeni mezun öğretmenlere asgari ücret civarı maaşlar teklif eder. Kimisi ihtiyaca binaen, kimisi hayata bir taraftan başlamak gerektiğini düşündüğünden buna razı gelir. Sabahtan akşama çalışır haftasonu klüp veya etude okulda kalır, maddi durumu orta seviyeden biraz hallice velilerin de gönlünü etmek zorundadir. Yıllar yılları kovaladikca tempo ve yorgunluk aynı fakat tecrube arttığı için  belki maaş degisir. Fedakarlık? devam...

Peki, çözüm?
Bunun icin biraz matematik bilmek yeterli. Ülkedeki okul, ogrenci, öğretmen ve özel okul sayısını devlet zaten biliyor. Her yıl emeklilik yaşına gelmiş öğretmenlerimizin imkanlari sağlanarak görevlerini gençlere devretmeleri teşvik edilmeli bu, bir. İkincisi Kpss'de tercih yapıp yerlesemeyen öğretmenler özele veya devlete istihdam edilene dek formasyon verilmemeli. Üç; YÖK ve MEB senkronize çalışmalı. Eğitim fakülteleri kontenjanlarini azaltmali.Tabi sonsuza kadar değil, eldeki fazla öğretmen iş sahibi olana dek. Ayrica yıllarını ücretli öğretmenliğe vermiş insanlara da öncelik taninmali..

Benim bile bildiğim bu hesabı eminim yetkililer de biliyor. Evet her meslekten üniversite mezunu gençler işsiz kalabiliyor. Ama geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızın iyi eğitim almaları; okulların şartlarının iyileştirilmesinden, öğretmenlerinin huzurlu  olmasından geçiyorsa buna öncelik tanımak bir ülke için altın niteliğinde bir yatırım değil mi? Victor Hugo yıllar yıllar önce bunun tavsiyesini vermiş "Bir okul daha yapın, bir hapishane eksiltmis olursunuz" demiş. Umarım bir gün bizde de bu ses duyulur.


Gelelim geçtiğimiz öğretmenler gününe.
Bayramlarda ziyaret edeni kalmamis yaşlılar gibi, sevgililer gününde sevgilisi olmayan gençler gibi 24 Kasim'da da atanamamamis / iş bulamamis öğretmenlerin yüzünde bir mahsunluk oluşur. Sevenleri kucak dolusu çiçek yollasa da ona, sevinemez. Çünkü öğretmenin asıl çiçeği öğrencisidir.

Dilerim eğitim sisteminin kanayan yaraları acilen sarılır, devlet özel okullardaki çöp kovalarinin ölçüleriyle ilgilendigi kadar kendi okullarindaki temizlik malzemesi, sarf malzemesi gibi ihtiyaclarin yetersizliği ile de ilgilenir.

Dilerim mezun her öğretmen çiçeklerine tez elden kavuşur.
İyi ki varsın örtmenim! Nice yıllara...

iyi ki öğretmenim

Aysel
30 Kasım 2015 Pazartesi 20:21

Öğretmenlik ki peygamber meslegidir hakkı ile yapana. Hülya hocam umarım dileginiz gerçekleşir ve bu mesleği hakkiyla yapacak herkes bir an önce mesleğine kavuşur.Doğunun ücra bir köyünde öğretmenlik yapan biri olarak öğretmenliğin ne kadar zor ve bir o kadar da güzel bir şey olduğunu söyleyebilirim. Iyiki öğretmenim iyi ki çocuklarıma bir şeyler öğretiyorum

0 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla

ogretmenlik

nuray yavuzarslan
30 Kasım 2015 Pazartesi 14:33

Ne güzel tercüman olmuşsun kör bir kuyuya düşüp kaybolmuş d uygularimiza.

0 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla
TÜM YORUMLARI GÖRÜNTÜLE

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu