04 Aralık 2016 Pazar 15:13
Kocaeli: 10°C
Yarın: 4°C / 11°C
  • 3,509 TL

  • 3,747 TL

  • 133,07 TL

  • 73.391

Öncekiler Sonrakiler

TV’DE GÖRDÜĞÜMÜZ HER ŞEYİN TERSİ!

23 Ekim 2015 Cuma 00:05

İşitilmek çok güzel.
Bir yerlerde meramımızı dile getirdiğimizde, bizi duyanların, dinleyenlerin  “söylediklerimize katılsın veya katılmasın” birilerinin olduğunu fark etmek, çok güzel.
İçinde bulunduğumuz ortam dijital olduğundan, “bu yazı şu kadar kez okundu, şu kadar kişi paylaştı” gibi istatistikler yoluyla, ne kadar işitildiğimizi az çok tahmin edebiliyoruz. Ve seviniyoruz.
Fakat asıl sevindirici şey, köşemizin altına yapılan yorumlar.
Çünkü, aşağıda sadece bir yorum bile olsa, bir kişi yazdıklarınız hakkında düşünmüş, fikir beyan edecek zamanı ayırmış demektir. Belki sizin söylediklerinize eklemek, belki de itiraz etmek istedikleri vardır. Ama nihayetinde sizi muhatap almıştır.
Her şeyin rakamlara döküldüğü bu dünyada tıklanmak, takip edilmek mühim gibi görünse de karşılıklı muhatap alınmak, bizi sanallıktan bir adım daha yukarı taşıyacak bir tutumdur. Ve işitildiğimizin en güzel ispatıdır.
Bir okuyucumuzun paylaştığı “Eğitim, bugün TV’de gördüğümüz her şeyin tersidir” fikrine, özellikle diziler ve bazı programlar bazında katıldığım birçok yön olduğunu söyleyebilirim. Çünkü bugün TV’de birçok dizide küçük çocuklar! yetişkinler birbirine aşık olsun diye çaba harcamaktadır, bir çok dizide onbeş! yaşındaki bir çocuğun, asıl babasının veya annesinin başka birileri olduğunu öğrendiği tramvatik durumlar vardır. . Evet, eğitim tam da bunların tersidir.
Gün içindeki programlarda genç kızların, giydiklerini birbirlerine veya jüriye beğendirmeye uğraşırken, rakiplerini “ezik” hissettirme, aşağılama, kazanmak için yere biri düşse üzerine basarak! madalyaya ulaşma çabaları vardır.
 Yine birçok dizide, lise çağında olmasına rağmen zengin babasının jipleriyle gezen, gelecek endişesi olmayan (çünkü hiçbir bölümde ders çalışan, sınavı olan herhangi bir öğrenci tipi yoktur)bir genç, genellikle fakir muhitin kızına âşık olmaktadır. Ve o kız, buna layık! olabilmenin övüncünü yaşamaktadır.
Evet, eğitim bunların da tam tersidir.
Gelişim dönemlerine uygun rol modellere ihtiyacı olan çocuk ve gençlerimiz her gün defalarca bu tersliklere muhatap olmaktadır. Hiçbir Tv kanalında da çocuklara; iyilik etmeyi, paylaşmayı… gençlere; merhametli olmayı, hayatta zorluklar olsa da ancak çalışarak, okuyarak, sabrederek bu durumdan sıyrılabileceğini anlatan, örnekleyen dizi veya programlar yoktur. Arada bir güzel örnekler varsa da ilginç! bulunduğundan olsa gerek ‘haberler’e 30 sn kadar konu olur.
Oysa bir öğretmen, sene boyunca her gün, derslerin öğretimi yanında bu değerlerin de EĞİTİMini verir. Kimi zaman yaşanan ufak tefek kavgalarda, kimi zaman bir çocuğun anlattığı anıyı yorumlarken, kimi zaman “Bireysel Farklılıklara Saygı” ünitesinde, kimi zaman “dünyada neler değişiyor?” etkinliğinde ya da                      “meslekleri tanıyorum” sunumunda… bir karakter inşa etmeye uğraşır, durur.
(Zaten ülkemizdeki eğitim programlarında İlköğretimden liseye dek, öğretimin yanında, çocuklarda karakter eğitimi de hedeflenir. Yıllara yayılmış bu programla, vatanına faydalı, insan haklarına saygılı, demokratik ödev ve görevlerini bilen, yeniliğe açık, bilimi takip eden bir nesil, yetiştirme amacı esastır.)
Ve bu amaçla öğretmen, gün boyu emek emek, cilalayıp parlattığı bir tuğlayı daha çocuğun tertemiz zihnine koyar ve eve yollar; çocuk çantayı bir yere fırlatıp, yemeğini yedikten sonra, işte “O” tuşa basar. Eskilerin deyimiyle ‘Karakutu’ dan çıkan bir el, tertemiz tuğlayı inatla kırar. Ertesi gün öğretmen üç tuğla daha koyar, bu kez o el, ikisini yıkar. Ertesi gün tekrar, ertesi gün tekrar, tekrar…
Bu şekilde geleceğimiz, kırık dökük nesiller halinde inşa olup gidebilecekken, arka plandan kahraman bir anne-baba çıkar.(Çocuğunun yaşı ve gelişim dönemiyle ilgili, bilgilidir. Çocuğuna köle olmadan, O’nunla etkili zaman geçirir, küçük yaştan itibaren gün içinde yaşadığı iyi ve kötü şeyleri dinler. Mükemmel değildir, O da hata yapar. İstemeden kırıcı olduğunda özür dileyebilir, çocuğun akademik başarısı yanında karakterinin gelişmesiyle de ilgilidir.)
 Mümkünse uygun filmleri, dizileri beraber izler ve yorumlar. Uygun olmayan durumların nedenini açıklar. Dürüstlüğün, adaletin, sağlam bir karakterin de kazandığı örneklerle dolu alternatif kitap, film, tiyatro gösterisi, etkinlik araştırır, öğretmenlere danışır, çocuğa sunar. Evde Tv karşısında geçirilecek zamanı planlar, seçici! olur ve kendisi de buna uyar!!!
Böylece o tuğlaların arasına sevgi ve ilgi harcı dolduran kahraman anne-baba, öğretmene el vermiş olur,  yükünü hafifletir. Öğretmenin umudu artar, ertesi gün daha da güçlü bir tuğla yapar…
Böylece yıllar su gibi akıp gider, büyüklerini seven küçüklerini koruyan, iyiliği sıradan bir refleks haline getiren, kötülük karşısında hayret eden, kazanmanın ancak emekle olduğunu bilen, amaçları olan nesiller ortaya çıkar…
Hımmm!  ‘Karakutu’  mu? Baktı ki tuğlalar artık yıkılmıyor, O da ağaca çıkar.
 Ağaç mı nerde? Balta keser.
Balta nerde? Suya düşer.
Su nerde? E inek içer.
İnek nerde? Dağa kaçar
Peki Dağ nerde?
Onu da süper kahramanlar söyler…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu