20 Ekim 2018 Cumartesi 17:11
 
  • 5,644 TL

  • 6,498 TL

  • 222,20 TL

  • 96.455

Öncekiler Sonrakiler

OKULA UYUM SÜRECİ

17 Eylül 2018 Pazartesi 11:01

Okula başlamak hem çocuklar hem de ebeveynleri için heyecan verici bir yenilik ama aynı zamanda kaygı uyandırıcı bir değişimdir. Bu süreç, çocuk için bilinmezliğin kapısını aralamaktır. Ebeveyn olarak okula uyum sürecinde hem kendinizi hem de çocuğunuzu hazırlamak ve teşvik etmek işleri kolaylaştıracaktır.

Ebeveynler çocuğun okula gitmesiyle ilgili kararlı ve destekleyici bir tutum göstermeliler. ‘Bebek misin sen, hiç yakışıyor mu, korkacak ne var’ gibi söylemlerden uzak durmalılar. Hata yapan çocuğu okulla, müdürle, öğretmenle korkutmamalılar. Okulla ilgili olumlu anılarını çocuklarıyla paylaşabilirler. Anne babaların hem çocuğun hem de kendilerinin yaşadığı endişeyle baş edebilmesi ve sakin durabilmesi gerekiyor. Çocuğun okulda kalma becerisini basamak basamak öğrenmesi ve kaygısının aşama aşama azaltılması hedeflenir. Sistematik duyarsızlaştırma dediğimiz bu basamaklardan ilkinde ebeveyn önce sınıfın içinde çocukla kalır, çocuk sınıfın içinde durabilmeyi öğrendiğinde artık çocuğu sınıfın içine kadar götürüp bırakabilir. Bir sonraki basamakta sınıf kapısına, buna alıştıktan sonra okulun iç kapısına kadar götürüp bırakır. Bir sonraki basamakta okulun bahçe kapısında ayrılma becerisi kazanılır. Çocuk okulun kapısına kadar gidebiliyorsa, artık anne onu evden uğurlamalı ve çocuğun ayrılmayı evde yaşaması sağlanmalı. Çocuk okula kadar gidip sınıfa girmekte zorluk çekiyor olabilir. Gerekirse anne bir gün okulda bekleyebilir. ’Ben buradayım seni bekliyorum, sınıfında güvenle durabilirsin’ mesajı verilebilir. Ancak çocuğun sınıftan çıkınca anneyi orada bulması çok önemli. Çocuk sınıfta durabilir hale geldiğinde ‘Bak gördün mü? Burası güvenli bir yer, artık ben gidiyorum, seni evde bekleyeceğim.’ mesajı çocuğa verilmelidir. Aksi takdirde çocuk okul ortamına uyum sağlamaya başlar başlamaz annenin çocuktan habersiz okuldan kaçması, uzaklaşması çocuğun güvenini bozacaktır. Bu durumu daha da kötüleştirecektir. Burada en önemlisi güven, bağlanma ve ayrışma meseleleridir.
Okula Uyum Sürecini Zorlaştıran Faktörler:
•    Çocuğun 0-3 yaş arasındaki dönemde anne ve babadan (ya da temel bakım veren kişiden) ayrı kalmada güçlük yaşıyor olması (ayrı uyuyamama, ebeveynler işe gidince ağlama vb.),
•    Ebeveynlerin kaygı eşiklerinin düşük olması (kaygıya yatkınlık),
•    Anne-babanın çocukla yeterince oyun oynamıyor/vakit geçirmiyor olması,
•    Çocuğun daha çok yetişkinlerle vakit geçiriyor olup, diğer çocuklarla etkileşime girme olanaklarının oldukça kısıtlı olması,
•    Çocuğun özbakımının yetişkinler tarafından yapılıyor olması,
•    Anne-baba arasında ya da ev içinde yaşanan süreğen gerginlikler olması,
•    Aile içinde yaşanan önemli yaşamsal değişimler olması (kardeş doğumu, boşanma, taşınma, hastalık, bakıcı değişimi, anne-babanın iş yoğunluğu vb.),
•    Okula başlama ile eş zamanlı çocuğun diğer gelişim görevleri ile başetmeye çalışması (tuvalet eğitimi, yalnız yatma vb.),
•    Anne-babanın ve diğer aile üyelerinin okula gidilmesi konusunda aynı fikirde ve tutarlılıkta olmaması,
•    Anne-babanın çocuktan ayrılmak konusunda hissettiği duygularla başa çıkamıyor olması (tedirgin, üzgün, sabırsız olmak gibi).



Okula Uyum Sürecini Kolaylaştıran Faktörler:
•    Çocuğun daha önceden olumlu bir oyun grubu deneyimi olması,
•    Çocuğun okul arkadaşları ile okul dışında da vakit geçirme olanağının olması,
•    Çocuğun hayatında anne-baba ile birlikte çocuğa bakım veren, çocuğun güven duyduğu başka yetişkinler olması (büyükanne, büyükbaba, bakıcı vb.),
•    Ebeveynlerin kaygı ve stresle başetme becerilerinin olması,
•    Çocuğu okula bırakmaya yönelik anne-babanın kendilerini hazırlamış olması (güven veren, sabırlı, kararlı tutumla kısa vedalaşma rutini ya da okula bırakma görevinin çocuğun daha rahat ayrıldığı bir yetişkine devredilmesi),
•    Okul sonrası anne-babanın çocuğu karşılaması ve birlikte vakit geçiriyor olmaları (tercihen oyun oynamaları),
•    Çocuğun bağımsızlığının aile tarafından destekleniyor olması (kendi yemeğini yemesi, giyeceğini seçmesi ve giyinmesi, kendi odasında yatması vb.),
•    Evde çocuğa sorumluluklar verilmesi,
•    Evde rutinlerin oluşturulması (yemek saati, yatma saat, vb.),
•    Sabah okula hazırlık için çocuğun ihtiyaç duyduğu zamana göre bir kalkma saati belirlenmesi ve hazırlık rutininin oluşturulması,
•    Anne-babanın okula ve eğitimcilere güven duyması,
•    Anne-baba ve öğretmenin iletişim halinde olması, işbirliği geliştirmesi,
•    Evde okulla ilgili konuşulabiliyor olması,
•    Çocuğun okuldan her gün söz verilen saatte ve söz verilen şekilde alınması.

Tüm çocuklarımıza başarılı, keyifli, verimli bir öğretim yılı diliyorum.
Sevgiler…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

ANKET