08 Aralık 2016 Perşembe 10:52
Kocaeli: 10°C
Yarın: 4°C / 11°C
  • 3,380 TL

  • 3,641 TL

  • 129,42 TL

  • 76.031

Öncekiler Sonrakiler

ZORUNDALIK DEĞİL FARKINDALIK

18 Mart 2016 Cuma 12:13

Bir kaç haftadır derslerimin yoğunluyla buralarda pek aktif olamadım, ama zihinsel olarak aktiftim ve çok düşündüm.

Yeri geldi araştırdım, tecrübe edinmeye çalıştım ve hala da çalışıyorum.

Köşe yazısı yazmak benim için bir zorundalık değil; bir zevk bir fikir beyanı olduğundan dolayı zorunluluktan değil, içimden geldiği gibi yazıyorum buralara.

Ama günümüz gazeteciliği gündem yorumlarıyla dönüyor.

Evet ortada bir gündem olabilir ve evet o konu hakkında bin bir insanın bin bir farklı fikri vardır.

E bir de benden kat kat daha iyi yazılarla kapışmak da henüz benlik değil.

Elbette benim de bu gündemler hakkında söyleyecek bir kaç çift lafım var, ama gündem değiştikçe yazımın da bir anlamı kalmamakta. 

Hal böyle olunca ben daha kalıcı şeyler peşinde koşmaya başladım, insanların hayat görüşlerine farklı bir bakış açısı katabilmek benim için gündem yorumu yapmaktan çok daha değerli oldu.


***


Bu yazımda farklı bir açı sunmak istediğim önemli konu ise zorundalıklar.
Temel ihtiyaçlarımızı karşılamak dışında şu hayatta hiçbir zorunluluğumuz olmadığını iddia ediyorum. 
Bunlar dışında yapılan şeyler, hayat şartlarının getirisi diye düşünülebilir. 

Bize zorundalık değil farkındalık lazım! 


Neden mi? 

Farkında olmazsanız zorundaymış gibi hissedersiniz.


Yani ?

Farkında olmazsanız çoğu zaman kaybedersiniz.


Kaybetmek istemiyor musunuz? 

O zaman arkanızdaki duvarın renginin, yolun kenarında asılı duran bir reklam afişinin, yeri değiştirilmiş bir kaç eşyanın, ülkenin ekonomi bakanının , oturduğunuz sitenin yönetiminin bile farkında olmalısınız. 


Farkındalık yaratıcılığı da beraberinde getirir bunu unutmayın derim. 

Ben bir yaratıcı düşünceye sahipsem siz iki düşünceye birden neden sahip olmayasınız?

Ufkunuzu genişletmelisiniz.

Ufkunuza daha geniş alanlar eklemeye şöyle başlayın:

Zorunda hissettiğiniz şeyleri dizin önünüze, örneğin kazanmak zorunda olduğunuzu düşündüğünüz bir sınav. 

Hayır hiçte zorunda değilsiniz! Size dayatılanları boş verin...


"Hayatın farkındayım ve istediğim için kazanacağım" deyin! 

Katı kurallar hep aksine işler bu hayatta,

Sözde zorundalıklarınızı yapmak istemezsiniz, aksi hep daha tatlıdır.

Bir işe başlayabilmek için İngilizce öğrenmeniz şart mı? İngilizce her yerde size dayatılıyor mu? 
İngilizceyi öğrenin, ama istediğiniz için, dayatıldığı için öğrenirseniz mutlu olamazsınız. 
Hayatın zorundalıkları katı normlarsa 
İstekleriniz de sizin katı normlarınız olsun.
İşte o zaman işler daha tıkırında ilerliyor bundan emin olabilirsiniz.
Hayatın isteklerinizi zorundalık gibi sunmasına izin vermeyin. 
İzin vermeyin ki içinizdeki arz dışarı atsın kendini. 
Talep beklemeden. 

Kendi içinizdeki arz-talep dengesi işte böyle oluşur.

Yemişim zorluğunuzu, zorundalığınızı!.. 

İşte o zaman "renk!" dersiniz, o zaman "dans!" dersiniz, "bunların farkındayım dersiniz" ama "zorundayım" demezsiniz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu