10 Aralık 2016 Cumartesi 21:31
Kocaeli: 10°C
Yarın: 4°C / 11°C
  • 3,487 TL

  • 3,683 TL

  • 130,36 TL

  • 75.727

Öncekiler Sonrakiler

“TECAVÜZE” HALKIN TEPKİSİ…

02 Şubat 2016 Salı 18:46

Hüzünle Merhaba herkese, neden hüzünlü hemen cevaplıyorum; geçtiğimiz günlerde İstanbul Bağdat Caddesi'nde meydana gelen tecavüz olayı yüzünden hüzünlüyüm.


İşte ben bu olay sonucunda halkın tepkisini gözlemledim ve sizlerle paylaşmak istedim.

İstanbul’un göbeğinde 19 yaşındaki bir kız evine giderken tecavüze uğruyor, yetmezmiş gibi bir de gasp ediliyor. Çok üzüldüğümü belirtmek isterim öncelikle. Sonra da bu acı olaya halkımızın tepkisi ne, ne şekilde düşünceler var ve ben neler düşünüyorum paylaşacağım.

 

Olaydan sonra üç taraf oluşuyor buyurun bakalım;
1. Olayı tamamen genç kızın gece dışarda olmasına bağlayan taraf:

Sizde rast gelmişsinizdir, kendini bilmezin biri sosyal medyada bir anket başlatıyor “O kızın gece 03.00’te nereden döndüğünü sorgulayan”. Güler misin ağlar mısın vay halimize dedirten acı bir tablo. Sizin de “sanane nerden dönüyorsa dönüyor, tecavüze uğraması mı gerekirdi” dediğinizi duyar gibiyim.  Niye bu sorgulama? Önemli bir yerden dönüyor olsa bu sonucu değiştirir miydi diye hiç mi düşünmezsin. Kaldı ki bir tecavüzde kadına suç atmak gerçekten potansiyel bir tecavüzcünün işidir. Başkasına suç atma kısmı ise tamamen savunma mekanizması benim nezdimde. İşin garip tarafı ise hayvanlara tecavüz edenleri ne yapacaksın? Hayvan o saatte nereden dönüyordu diye anket başlatır mısın acaba? demekten de kendimi alamıyorum. 


2. Birinci tarafa cinsiyetçi küfürlerle tepki gösteren "koca yürekli"(!) abiler:

Evet geldik işin fiyasko tarafına. Bu bölümde benim güzel kardeşlerim, abilerim en harbisinden savunuyor genç kızımızı, fakat bir nokta var ki gerçekten üzücü. Yazılan yorumları okuduğumda durum içler acısıydı. Empati yapmayı güzel bir şekilde anlatan abilerimiz, cinsiyetçi küfürlerini de eksik bırakmamışlar, tecavüze uğrayan kadını savunurken yine başka bir kadına küfür etmişler ve fark etmeden amaçlarından şaşmışlar. 


3.Kadınlara sonsuz saygı duyan helal sana dedirtenler:  

Öncelikle kadın olduğu için değil insan olduğu için saygı duyanları da unutmayalım… Evet ben de bu tarafta olduğumu belli etmek isterim. Kadına ve kadına saygı duyan her şeye sonsuz saygımı belirtmek isterim. Bu taraftaki güzel insanların düşüncelerini ve yorumları olması gerektiği gibi, küfürsüz bir biçimde hakkını ve hakkı savunan, suçu ve suçluyu ayırt edebilen insanlar var bu tarafta.


Hangi saatlerde tecavüz etmiyorsunuz, söyleyin o saatlerde çıkalım diyerek tepkisini ve sözünü "cuk" oturtan arkadaşlarımız…


Özgecan Aslan olayında da olduğu gibi halk bu tarafın ve kadın dayanışmasının gücünü gördü…


Naçizane fikrimi paylaşmak istiyorum..

Ülkemiz sinemasına bile "tecavüzcü" karakteri yerleşmişken, tecavüz basında bangır bangır yayınlanırken, cehalet bitmeden bu ülkede kadın olmak zordur… 

Bu noktada Freud’un birkaç sözünü paylaşıyorum ve gerisini size bırakıyorum.. 

"Bir kimsenin cinsel konularda sergilediği davranışlar, onun hayattaki diğer tüm davranış kalıplarının birer ön modelidir."

Aslında dediklerim bu sözde birleşiyor, cinsel tutumunun cehaletinin ön modeli olması da böylece ortaya çıkıyor.


"İnsan sanılandan çok daha ahlaklıdır ve hayal edilemeyecek derecede ahlaksızdır."
Bu söz ise her şeyi noktalayan kısım, yorum yok.

Şimdi gelelim bir kadın olarak çağrılarıma;

Kadınların yaşadıkları sıkıntılar yeterince anlatıldı fakat ısrarla kulaklarını kapatanlara sesleniyorum…

Biz geceleri dışarı çıktığımızda tedirgin olmaktan, etek giydiğimizde tedirgin olmaktan, bazen karda kışta üşümemek için kıyafetlere sarındığımızda cinsiyetimiz bile belli olmazken buna rağmen erkeklerin sözlü tacizlerine maruz kalmaktan, her zaman her yerde potansiyel tecavüz ve tacizci erkeklerin varlığını çok fazlasıyla hissetmekten yorulduk. Kalabalık ortamlarda tacize muhakkak uğruyoruz.  Geç vakitlerde markete bile gitmeye çekiniyoruz. Yanımızdan geçen arabaların kornalarıyla bile tacize uğruyoruz. Her gün binlerce kötü niyetli gözlerin tacizine uğruyoruz. Otobüslerde yalnız kaldığımız an, evimize varmadan bilmediğimiz duraklarda inmek zorunda kalıyoruz. Taksiye binerken plakasını tüm arkadaşlarımıza yazmaktan gına geldi fakat mecburuz. Sürekli arkadaşlarımıza konumumuzu göndermekten artık çok yorulduk. Teşekkür etmek için gülümsediğimiz bir erkeğin peşimize takılmasından yorulduk. Yolda yürürken arkamızda ki ayak sesinin kalbimizi yerinden çıkacak gibi çarptırmasından yorulduk. Ve daha bir çok şeyden kadınlar olarak yorgunuz. İnanın bu bizim giyim tarzımızla, davranışlarımızla, konuşmamızla alakalı değil. Kadın olup nefes almamızla alakalı…


Yine inanın ki bazen kadın değil masum bir hayvan bile olsan bu ülkede hayat çok zor. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu