18 Kasım 2017 Cumartesi 09:24
 
  • 3,875 TL

  • 4,571 TL

  • 160,67 TL

  • 106.239

Öncekiler Sonrakiler

EROİNE ZAM GELMİŞ!

08 Kasım 2017 Çarşamba 10:30

    Benzine zam, ekmeğe zam, elektiriğe, motorine, kiraya, doğalgaza, sebzeye, meyveye, ete, süte ve bilimum temel ihtiyaç maddelerine zam!


Zam kelimesini duyunca morallerimiz alt üst oluyor değil mi?


Birkaç gün önce önümde yürüyen 20’li yaşlardaki iki gencin konuşmasına kulak misafiri olduğumda duyduklarım beni öyle şaşırttı! öyle üzdü! öyle endişelendirdi ki sormayın!


Uyuşturucuya gelen zamdan bahsediyorlardı!


Dövizin son bir yıldaki artışının uyuşturucuya da yansıdığını, bu durumun kendilerini ucuz olduğu için bonzai gibi sentetik maddelere mecbur ettiğini bu yüzden morallerinin alt üst olduğunu isyankar bir üslup ile hararetli hararetli konuşuyorlardı!


Durdurmak konuşmak istedim, amateme yönlendirmek bir şekilde yardımcı olmak istedim cesaret edemedim, elim havada cümlelerim dilimde kaldı!


Siz benim yerimde olsaydınız ne yapardınız bilmem ama, ben şahit olduğum bu trajediye müdahale edemedim!

Neredeyse bütün sivil toplum kuruluşlarının sosyal sorumluluk projelerinde ilk sıralarda uyuşturucu ile mücadelenin bulunmasına rağmen, amatem’in bırakmak isteyenlere uyguladığı tedavi ve desteğe rağmen, narkotik polislerimizin başarılı operasyonlarına uyuşturucu baronlarına fırsat vermemesine rağmen, Uyuşturucu kullanımı maalesef istenilen ölçüde azalmıyor.


Tüm enerjisini gençlerin eğitimine ve yetiştirdiği nitelikli vasıflı gençleriyle birlikte uyuşturucu ile mücadeleye harcayan Ülkü Ocaklarının “damarlarındaki asil kanı kirletme sloganı ile” 81 il ve ilçelerindeki takdire değer mücadelesine rağmen.


Uyuşturucu kullanımı maalesef istenilen ölçüde azalmıyor.


    İşlenen pek çok yüz kızartıcı suçun, ölümlü trafik kazalarının ve aile içi şiddetin nedenleri içerisinde “maalesef” uyuşturucu kullanımının olduğunu hepimiz biliyoruz.


    Uyuşturucu kullanımının, toplumsal sorunların, bozulan aile yapısının ve zarar gören maneviyatımızın acı bir göstergesi olduğunu hepimiz biliyoruz.


    Sadece kullananlara değil , kullananlarla birlikte yaşadığımız için hepimize “en başta çocuklarımıza” zararı olabilecek bu illet ile mücadeleye yeni yöntemler geliştirmeliyiz, müptelaların dinlemediği akademik tatminden başka işe yaramayan salon konferansların dışına taşmalıyız, kafa yormalı, ortak akıl ve devlet desteği ile milli seferberlik ilan etmeliyiz.


Bozulan aile yapısının, aile içi şiddet ve baskının, asosyal kişilik bozukluklarının, uyuşturucu ortamları ile sosyalleşebilme arzusunun ve bir anlık merakın hayatları kararttığını bilmeli, sorunun temeline inebilmeliyiz.

Televiyonlarda uyuşturucunun etkisiyle zavallı durumuna düşmüş gençlere acıyarak , vah vah yavrum niye içiyorsunuz diyerek çözüm bulamayız!


Okullarımızda değerler eğitimi verebilmeliyiz, televizyon dizilerinde bireyselliği, aşırılığı, agresifliği, vurdumduymazlığı, lüks yaşamı ve feodaliteyi özendiren dizileri filmleri engellemeli! toplumculuğu, aile kavramını, sorumluluk duygusunu, maneviyatçılığı ve mütevaziliği özendiren yayınları teşvik etmeliyiz.


Rütük diye bir kurum var, bir zahmet onları göreve davet etmeliyiz!


Özellikle uyuşturucu kullanımının sıklıkla görüldüğü bölgelerdeki Anne babaları “kapı kapı gezen uzmanlar eliyle” bilinçlendirmeli çocuklarımıza değerli olduklarını hissettirmeliyiz.


İçicileri bırakabilecekleri süre kadar alı koymalı tedaviyi zorunlu hale getirmeliyiz.


Bu işi sadece polis üzerine atarak çözemeyiz.


Ülkü Ocaklarının yaptığı gibi etkileyici kısa filmler çekerek sosyal medyada gençlere ulaştırmalıyız.


Yasalar çıkartarak satışını yapanlara ve kullananlara caydırıcı cezalar vermeliyiz.


Maneviyatın! çıkarlara beklentilere ve dünyalıklara endekslendiği, arkası olmayana! bazı durumlarda ailesi olmanın bile yetmediği, fırsat eşitliğinin çok düşündürücü olduğu bir dönemde, sahipsiz kalan gençlerin depresyona girebileceklerini, yoksunluk duygusuna kapılacaklarını, çareyi! sorunlarını bir anlık unutmalarına yardımcı olacak zehirlerde arayacaklarını ve hayatlarını karartacaklarını unutmamalıyız.


Bize bir gençlik lazımdır!  idrakinde kıtlık, ufkunda cehalet, amelinde riya, davranışında dalkavukluk, hayalinde dünyalık, damarlarında uyuşturucu bulunmasın “Hüseyin Nihal Atsız”


Selam ve dua ile.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

ANKET