20 Temmuz 2019 Cumartesi 22:20
 
Öncekiler Sonrakiler

REFERANDUMDAN SONRA !

15 Şubat 2017 Çarşamba 08:27

14 ağustos 2011 de kurulduktan sonra karşılarına çıkan tüm engelleri teker teker aşan , partilerine hizmet eden hiç kimseyi dışarıda bırakmayan , hatası çok büyük dahi olsa kendi içinderehabilite edebilen , sahiplenen , öğütmeyen , yok etmeyen , dışlamayan siyasi tarihin en disiplinli ve en başarılı tek siyasal hareketinin adıydı Ak Parti ….


Kuruluşundan 15 ay gibi kısa bir süre sonra ilk sınavlarını verdikleri 3 kasım 2002 ‘de hareketlerinin  liderleri siyasi yasaklı iken bile, zaferle çıktılar seçim sandığından.


Koalisyonlardan ve siyasi kavgalardan bıkan halkın umudu oldular , hatta benim gibi oy vermeyenlerin bile!

İsimlerindeki adalet ve kalkınma ifadeleri umut vermişti  , inşallah demiştik  bizde milletçe. Ama uğraşmaları gereken çok dertleri vardı , ilk önce Liderlerinin siyasi yasağı kalktı , komşularla sıfır sorun ilkesiyle belki  dost ve müttefik bir cennete çeviririz coğrafyamızı diye , gereğinden fazla tavizler bile verdiler. “ama olmadı” tarihimizin olmayacağına dair onlarca acı tecrübesine rağmen aynı yöntemi deneyip aynı sonucu görmeyi tercih ettiler.


Avrupa birliğine girme umudu yeniden alevlendi bu dönemde , haydi bismillah diye kollar sıvanırken bir çok kırmızı çizgilerimiz bir süreliğine görmezden bile gelindi. 2007 de 367 engelini nasıl aşarız diye düşünürken ,  2008 yılında Partileri kapanmanın eşiğine gelmişti , Allah için dik durup bu sürecide kazançlı atlattılar.

Açılım süreciylebölücü örgüt yandaşı kürtçüleremüsamaha gösterip , hocalarına kayıtsız şartsız bağlı örgüt bilinciyle çalışan cemaatlerin devlet içerisinde yapılanmalarını, hoş görü ve taviz ile kontrollü bir şekilde idare edebileceklerini düşünmek gibi ciddi hatalar yaptılar , ama son virajlarda yaptıkları ani hamleler ile uçurumun eşiğinden son anda döndüler “döndük”


Bölücü örgütün bitmeyen kahpelikleri , cemaaatin hükümeti yıkmak için yaptığı akıl almaz sinsilikteki siyasi hamleleri derken , 50 yıl boyunca göstere göstere devletimiz içinde büyüyen fetö terör örgütünün15 temmuz gecesi o hain kalkışmasında Türk Milletinin silahı ile Türk Milletini şehit ettiler.


Evet o gece rakamlarla ifade edilemeyecek kadar büyük kayıplar verdik , ama isimli isimsiz kahramanların Cenab-ı Hakk’ın ebabilleri sayesinde o hain plan amacına ulaşamadı , ama 15 temmuz gecesi sergilenen Milli Birlik , nasıl olduysa 16 temmuzda yine Ak partinin siyasi zaferine dönüştü.


Kısaca söylemeliyim ki , Ak partinin mücadele ile geçen bu 14 yıllık serüveninde bedel ödeyenler büyük çoğunlukla Türk Milliyetçileri oldu , açılım sürecinde görevden alınan ve hiçbir siyasetçinin sahip çıkmadığı 7000 küsürkamu-sen’li idarecinin yıllar süren mağduriyetinden tutunda hakir görülen ötekileştirlen ülkücülere varıncaya kadar.


cemaatin kurduğu düzmece darbe planı mahkemelerinde yargılanan yıllarca haksız yere içeride yatan aile yaşantıları ve yaşam şartları altüst olan veya atılan iftiraları onuruna yediremeyip intihar ederek yaşamlarına son veren şerefli Türk subaylarına varıncaya kadar çok ağır bedeller ödendi.


Ak Partililer, parti içi disiplinleri , biribirlerine bağlılıkları ve sahiplenici bir liderlerinin varlığı sayesinde bedel ödemediler diyebiliriz , evet ağır sınavlar verdiler ama hiç bedel ödemediler.


Tüm bunlara rağmen her kritik dönemde , her türlü ötekileştirilmeye rağmen Türk Milliyetçilerinden karşılıkssız destek gördüler. Sınır ötesi operasyonlar için gereken meclis desteğinden , 367 engelini aşıncaya , baş örtüsü meselesinden cemaate dersini verinceye , Fırat Kalkanı ile bu coğrafyada bende varım diyinceyekadar her tehlikeli virajda , her önemli kararda Türk Milliyetçilerinden hiçbir pazarlığa tabi olmayan hayati önem taşıyan destekler gördüler .
Ama tüm bu süreçler yaşanırken açılımcılara , cemaatçilere , tarikatcilereher türlü pozitif ayrımcılık ve devletin şevkati gösterilirken , Devletin cefakar ve fedakar çocukları Türk Milliyetçilerine bakışları hiç yumuşamadı.

Belediyelerin baronları dahi şehir hayatında , kent konseylerinde yok saydı Türk Milliyetçilerini , belkide bir tek onları ötekileştirdiler.


Oysa ki Allah ilk önce adaleti emrediyordu ve herkes bu emri çok iyi biliyordu !

Bırakın iş vermeyi ,  ihale almalarına müsaade etmeyi  veya Kamuda görevde yükselmeyi , derneklerine dahihoş görü göstermediler , çoğu yerde bu köklü derneklerin karşısına yeni dernekler ve dernekçiler yetiştirdiler.


Bir üniversite öğrenci konseyi başkanının dahi Türk Milliyetçisi bir gencin  olmasını bile kabullenemediler , isimlerindeki adaleti maalesef Türk Milliyetçilerinden esirgediler.


Şimdi uzun yıllardır gerçekleştirmeyi arzuladıkları Cumhurbaşkanlığı sitemini yine ve her zaman olduğu gibi , Türk Milliyetçilerinin meclisteki siyasi partisinin desteği ile meclisten geçirip Milletin önüne getirdiler.

Bende şahsım adına çok merak ediyorum !


“Siyasiciliği”bilmeyen , dündür bu gün bugündür diyemeyen , gururu dünyalık ve nefsi çıkarlara yenilmeyen , el ovuşturmayan , üniversitelerde , kamuda ve özel sektördeçalışancefakar , fedakar , nitelikli , vasıflı , ehliyet ve liyakat sahibisiyaseten sahipsiz bırakılmış Türk Milliyetçileri var.
Sahi !Referandumdan sonra onlara bakışınız nasıl olacak ?
Selam ve dua ile ….


YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ