20 Kasım 2018 Salı 21:46
 
  • 5,374 TL

  • 6,122 TL

  • 211,71 TL

  • 91.686

Öncekiler Sonrakiler

ÜMİT ÖZDAĞ HAKKINDA!

11 Temmuz 2018 Çarşamba 11:40

1960 ihtilalinin kudretli subaylarından Muzaffer Özdağ’ ın oğlu olarak 1961 yılında Tokyoda dünyaya gelmiş.

Anadolu’ da çoğu Türk çocuğu okula gidebilmek için kilometrelerce yol yürürken hatta okuyamaz iken Ankara’da kolejlerde okumuş, şanslı biri.


Sağ sol çatışmalarının en acımasız olduğu, Ülkücülerin vurulduğu, işkence gördüğü, suçsuz yere içeriye atıldığı yıllarda Başbuğun silah arkadaşı ve dava arkadaşı dönemin afyon milletvekili Muzaffer Özdağ’ın oğlu olmak onun her alanda önünü açmış.


Kolejin son sınıfında dersler bittikten sonra tam okul kapanacak iken atılıp diplomasını bir devlet okulundan alması ömrü boyunca yaşadığı tek üzücü hadise diyebiliriz.


İnşallah bu hadise onun Devletine karşı büyük travmalar yaşamasına neden olmamıştır!

Pek çok acının artarak devam ettiği kenan evren cuntasının Türk Milliyetçilerine nefes aldırmadığı Mustafa Pehlivanoğlu gibi masumların idam edildiği, Başbuğ Alparslan Türkeş’in ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun cezaevinde ve siyasi yasaklı olduğu yıllarda Münih Ludwig Maximilians Üniversitesi’nde siyasal bilgiler, felsefe ve iktisat fakültelerinde okumuş.


Bedel ödeyen Ülkücüler, ihtilal sonrası yarım kalan, yarım kalmak zorunda bırakılan üniversite  tahsillerine devam edebilmenin maddi ve manevi sorunları ile boğuşurken ümit bey Amerika da ve Ülkemizde ki üniversitelerde hocalıklar yapmış.


Harp Okulu, Polis Akademisi, Polis İstihbarat Dairesi, Milli Güvenlik Akademisi, Milli Güvenlik Akademisi Kamu Diplomasisi Kursları, Adalet Yüksek Okulu ve İçişleri Bakanlığında dersler vermiş.


Milliyetçi Hareket partisinin koalisyon ortağı olduğu dönemde (ASAM)’ı kurmuş , (DİYAM)’ı kuruş işi hep rast gitmiş Devletin gülen yüzünü maddi ve manevi desteğini hep hissetmiş.


Evet ümit bey!
çok kitap yazdı; biz de satın aldık okuduk.
Çok konferans verdi; biz de gittik dinledik.
Çok büyük laflar konuştu; biz de hep arkasında durduk, sloganlaştırdık, onun ağzından çıkan Milliyetçi söylemlerin bedelini biz ödedik.
O yaptığı ilmi veya siyasi her hamlesinin mükafatını aldı.

Bedelini biz ödedik!


Milliyetçi Hareket Partisinden genel başkanlığa aday olup ihraç edilmesine rağmen babası Muzaffer Özdağ’ın partimize ve davamıza hizmetleri kendisinin de alanında yetişmiş bir değer olduğu göz önüne alınmış olacak ki tekrar partiye dönmesine ve milletvekili olmasına imkan tanındı!


Daha sonra tekrar genel başkanlığa aday oldu! ayrıldı, İYİ partinin kurucusu oldu ve tekrar milletvekili seçildi.

Ve gelinen noktada Türk Ocaklarımıza üye olduğunu, kendini yine gündem yapacak profesyonel bir şekilde istifa ettiğinde öğrendiğim Ümit Bey !


Türk Ocakları Genel Merkezimizin Cumhurbaşkanımızı ve yeni bakanlar kurulumuzu tebrik edip hayırlı olmasını hazmedememiş.


Ey gidi ümit Özdağ ey!
Türk Ocaklı olduğu için değil akademisyen olabilmek! Okutman yapılmayanları bilir misin?

Türk Ocaklı olduğu için “hele hele fetönün üniversitelerimizi sömürdüğü yıllarda” yıllarca yardımcı doçent olarak kalmak ne demek bilir misin?


Profesörlük ünvanını yıllar yıllar sonra hak ettiği halde kadro yok bahanesi ile doçent olarak anılmamanın, yazdığı kitabı yayınlatacak vakıf, enstitü, araştırmalar merkezi ve yayınevi bulamamanın ne demek olduğunu bilir misin?


Türk Ocaklı olduğu için bazı yerel yönetimlerin ve bazı kamu kuruluşlarının kesinlikle alışveriş yapmadığı bir ticaret erbabı olmanın ne demek olduğunu bilir misin?


Türk Ocaklı olduğu için ders geçememenin, burs alamamanın ne demek olduğunu bilir misin?


Nereden bileceksin?

Evet tanınmış birisisin, donanımlı birisisin kabul amma bu millet senin gibi ne cevherlere sahip! yerin çok kolay dolar! 


Bizde senden çok var!

Ünlü düşünür Müslüm Gürses hazretlerinin bir şarkı sözünde buyurduğu ifade ile! gitmeyi istersen gitme der miyim, terk edip gideni ben ister miyim, senin için Ocağımı terk eder miyim, yolun açık olsun güle güle git! deyip yolcu ederiz.


Ama unutma ki!
Sen konforlu apartmanlarda büyür iken, her an basılma ihtimali olan yurtlarda öğrenim gören Türk Ocakları Genel Başkanımızı ve yönetim kurulunu eleştiremezsin.
Onların Türklüğünün, Türkçülüğünün ve Ülkücülüğünün zekatını dahi ödeyemezsin.
Lütfen siyasetine bizi karıştırma git politikanı kendin gibiler ile yap.
Seni 57 yıl sırtımızda taşıdık, artık yeter!
Sen ki! seni ve partini meclise sokan Cumhuriyet Halk Partisine seçildikten 2 gün sonra bile laf söyledin ya! Biz senin siyasi zekan ile baş edemeyiz.
Türk ocaklıların en genç üyeleri dahi 16 yıllık Ak parti iktidarının yaptığı milli yanlışlarda senin yüz katın mücadele etti, açılım sürecinde sadece Kocaeli Türk Ocağı üyesi kaç kişi bedel ödedi biliyor musun?
Fetönün lanetiyle kaç Türk Ocaklı akademisyen, kaç asker, kaç devlet memuru bedel ödedi biliyor musun?

Kaç kişi işinden oldu, makamından oldu biliyor musun?


Nereden bileceksin!
Türk Ocakları her şeyi kanunlar, kurallar ve yasalar çerçevesinde yapar, Türk Ocaklarında Devletine ve Milletine kin duyan kimse barınamaz.
Seçimler bitmiştir yüce Türk Milleti kararını vermiştir.
Hiç kimsenin aklı bu milletin aklından fazla değildir.
Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Parlamentosu, ve bakanlar kurulu bellidir, Türk Ocakları Devlet Millet yararı gözeten en köklü kurum olmanın verdiği sorumluluğu yerine getirmiştir.
Bundan sonra söylenecek bölücü ve ayrıştırıcı cümleler sadece düşmanlarımızın hoşuna gider.
Sanki! seçme ve seçilme hakkımız elimizden alınmış gibi, sanki devletimizin adı, bayrağı, dili, sınırları değişmiş gibi, halkı kin ve nefrete yöneltecek sözlerden kaçın!
Buna emin ol ki partine oy veren seni vekil seçmek için ülküdaşları ile arası açılan bedel ödeyen insanların tuzu! senin tuzun kadar kuru değil!
bunda sonra selamün aleyküm- aleyküm selam!
O kadar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ