10 Aralık 2016 Cumartesi 23:25
Kocaeli: 10°C
Yarın: 4°C / 11°C
  • 3,487 TL

  • 3,683 TL

  • 130,36 TL

  • 75.727

Öncekiler Sonrakiler

VALLAHİ SİZİ KASTETMEDİM….

05 Ekim 2016 Çarşamba 09:30

Hz. Ömer, camide hutbe okurken bir ara cemaate sormuş !

- Eğer ben nefsime yenilirsem , hatalı işler edersem ve Allah korusun eğrilirsem ne yaparsınız?

Cemaatten bir Müslüman demişki , ya Ömer seni , kılıçlarımızla doğrulturuz  !
Bu cevap Hz. Ömer’i çok sevindirmiş , secdeye kapanmış ve “Allah’ım, sana hamd olsun, Ömer eğrildiği zaman bu cemaat içinde onu düzeltecek kişiler var demiş”

Yine birgün Hz. Ömer hutbe esnasında  “Ey Müminler , dinleyin ve bana itaat edin!” demiş.

Bu söz üzerine bir Müslüman kalkmış ve Hz. Ömer’e yönelerek , ey Ömer Ne seni dinler ne de itaat ederim ! demiş !

Hz. Ömer ‘de hoş görü ile bu mümine nedenini sormuş.

Üzerinde bulunan yeni elbiseyi işaret ederek  “Yâ Ömer , giymiş olduğun bu elbisenin hesabını vermedikçe seni dinlemeyecek ve sana itaat etmeyeceğim ” demiş.

Zira , Beytülmâldan sana da , bana da aynı kumaş düşmüştü , ben kendime ondan bir elbise yaptıramadım , görüyorum ki, sen benden daha cüsseli olmana rağmen elbiseyi yaptırabilmişsin ! demiş.

Hz. Ömer eliyle oğlu Abdullah’a işaret eder: “Kalk oğlum, bu elbisenin hikâyesini anlat!” demiş.

- Oğlu Abdullah, ayağa kalkar: “Bana da, babama da birer parça kumaş düşmüştü , kumaş az olduğu için ikimizede ayrı ayrı birer elbise yaptırmaya yetmiyordu , bende hakkımı babama verdim , şu anda üzerinde gördüğünüz elbise ikimizin hakkından meydana gelmiş bir elbisedir.” demiş.

Bunun üzerine Hz. Ömer’e hesap soran mümin

“Konuş ey Allah’ın Peygamberinin Halifesi, şimdi seni hem dinler hem de sana itaat ederim.” Demiş.

Evet kıymetli okuyucular ….

Bilmeliyizki dinimizde koşulsuz biad yok ?

Ve dinimiz bize nasılsanız öyle yönetilirsiniz diyor !

Bizler  yönetenlerimizi sorgulamalı , at gözlüğüyle hareket edip etrafımızda yaşananlardan bihaber olmamalıyız , olayları tek taraflı inceleyip eleştirmeyen , olumsuzlukları ve yanlışları görmezden gelen ya da görmek istemeyen , görsek bile reddeden ve kendi bildiğini okuyan insanlar “olmamalıyız”

İslam akıl ve bilim dinidir , bilimin temeli “gereğince” şüphe ve sorgulamaktır.

Şimdi kimseyi kızdırmadan hoş görünüze sığınarak bir soruyu kendi kendinize düşünmenizi rica edeceğim.

Herkesin kendine önder saydığı bir lider vardır , içinizde lideri eğrildiğinde doğrultabilecek varmı ?

Evet haklısınız ! , sizin lideriniz eğrilmez

Sizce Devletimizi yönetenlere , üyesi olduğumuz siyasi partileri yönetenlere , dernekleri yönetenlere , sendikaları yönetenlere , belediyeleri yönetenlere , meclisi yöneten milletvekillerine , tarikat ve cemaatleri yöneten Dini ve ruhani liderlere , Hz. Ömere sorulan soruyu sorabilecek birini en son ne zaman duydunuz ?

Veya sorsa , hali nice olur ?

Veya aklınıza yatmayan, içinize sinmeyen  bir şeyi siz sorabilirmisiniz ?

Sizce şimdiki zamanda yaşayan liderler ve yöneticiler Hz. Ömerden daha bilgili , daha ileri görüşlü , daha hoşgörülü ve daha nefsine hakim olabilirmi ?

    Liderleri yanlış yapan ve sıkışınca bunu izah edemeyen destekçileri köşeye sıkışınca ne diyor !

Bir bildiği vardır diyor ! değilmi , hatta çok ileri gidip “onun kararlarını tartışmak sana , bana , bize düşmez haddimizi bilmeliyiz deyip” kestirip atıyor değilmi !

Size bir şey söyleyeyimi , “bir bildiği vardır diyorlarya , vallahi öyle bir şey yok” çoğu zaman aslında onlarında bir bildiği yok , kimse karşı çıkmayınca , kimse aklı vermeyince , kimse doğru bildiğini söylemeyince , çoğu şeyi deneme yanılma yolu ile yapıp , işlerine gelenleri yükseltip işlerine gelmeyeni yolluyorlar , hatalarını anlarda telafi ederlerse ne ala , etmezlerse kimsede elindekini yitirmemek için bir şey diyemiyor zaten .

Size bir sır vereyim mi , belki inanmayacaksınız ama onlarda insan ve onlarında nefsi var , bir bildiği vardır bizim aklımız ermez anlayışı en hafif tabir ile “günahtır” , ve iyi düşünülürse belki Allah korusun şirke bile gider bu bağlılık.

Hatasız olan , haklı olan , sorgulanmayacak olan , BİR BİLDİĞİ OLAN sadece ALLAH ‘tır , peygamberler bile sadece uyarıcı , yol göstericidir.

Lideri , amiri , yöneticisi , hocası , şeyhi , babası her kim olursa olsun yanlış yaptığı zaman göre göre bile bile uyarmayan bence hem kendine , hem uyarmadığı kişiye , hem o hatadan zarar görene , hemde ülkesine ve milletine bilmeden kötülük yapmış olur !

Şimdi anlamasak bile , hesaba çekilirken “ he ya hakkaten bir bildikleri de yokmuş “ diye anlayacağız‘da sanki biraz geç olacak.

Varın , söyledikleri ve uygulamaları işinize geldiği halde “bir bildiği vardır” dediklerinizi siz gözünüzün önüne getirin , kendi payınızı çıkartın .

Gene dilimi tutamadım galiba özür dilerim , yine bana tepki vermek için arayan soran tanıdıklar olursa , önceki savunmam geçerli , peşin peşin söyleyeyim  “vallahi sizi kastetmedim”

Selam ve dua ile ….

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

PAYLAŞ KOCAELİ

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu